İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 153 / 255
153 Nübüvvetin Tahkiki

﴿ فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِـه۪ۖ... فَاِنْ لَمْ تَفْـعَلُوا وَلَنْ تَفْـعَلُوا فَاتَّقُوا النَّـارَ... الخ ﴾

olan âyet-i kerîmenin meâlini tasdik etmiştir. (Hâşiye) [^2]

[^2]:(Hâşiye) Kırk sene sonra neşrolan Risale-i Nurda, Carlyle, Goethe ve Bismark gibi, kırk meşhûr feylesofların tasdikleri beyân edilmiş. İnşâallâh bu kitabın zeylinde dahi yazılacak.

S — Gerek Kur'ân-ı Kerîm olsun, gerek tefsiri olan Hadîs-i Şerîf olsun; her fenden, her ilimden birer fezleke almışlardır. Bir kitab veya bir şahsın yalnız fezlekeleri ihâta etmekle hàrika olması lâzım gelmez. Bir şahıs, pek çok fezlekeleri ihâta edebilir?

C — Bahsettiğimiz fezleke, sellemehüsselâm fezlekeler değildir. Ancak, hüsn-ü isabetle münâsib bir mevkide ve münbit bir yerde işitilmemiş çok işâretleri tazammun etmekle istimâl ve zer'edilen fezlekelerdir. Kur'ân veya Hadîs’in aldıkları fezlekeler, bu kabîl fezlekelerdir. Bu kabîl fezlekeler, tam bir meleke ve ıttılâ'dan sonra hâsıl olabilir ki, herbir fezleke, me'hazi olan fen veya ilmin hükmünde olur. Bu ise, bir şahısta olamaz.

Azîz arkadaş! Bu mes'elelerde yazılan muhâkemelerin neticesi olarak şu gelen kaideleri de koynuna koy, sana lâzım olur.

1. Bir şahıs, çok fenlerde ihtisas sâhibi olamaz.

2. İki şahıstan sudûr eden bir söz, isti'datlarına göre tefâvüt eder. Yani birisine göre altın, ötekisine nazaran kömür kıymetinde olur.

3. Fünûn, fikirlerin birleşmesinden hâsıl olup, zamanın geçmesiyle tekâmül eder.

4. Eski zamanda nazarî olup, bu zamanda bedîhî olmuş olan çok mes'eleler vardır.

5. Zaman-ı mâzi, bu zamana kıyâs edilemez; aralarında çok fark vardır.

6. Sahrâ ve çöl adamları, basit ve sâf insanlar olduğundan, medenîlerin medeniyet perdesi altında gizleyebildikleri hile ve desîseleri bilmezler ve gizleyemezler; her işleri merdânedir, kalbleri ve lisânları birdir.

7. Çok ilim ve fenler vardır ki; âdetlerin telkiniyle, vukûâtın ta'limiyle ve zamanla, muhîtin yardımıyla husûle gelirler.

8. Beşerin nazarı, istikbâle nüfûz edemez; hususî keyfiyât ve ahvâli göremez.

9. Beşer için bir ömr-ü tabîi olduğu gibi, yaptığı kanunlar için de bir ömr-ü tabîi vardır; onun nihâyeti olduğu gibi, bunun da nihâyeti vardır.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.