مَٓاءً Semâdan gelen karlar, dolular, sular olduğu hâlde yalnız suların zikredilmesi, en büyük istifadeyi te'min eden, su olduğuna işârettir. مَٓاءً kelimesinde tenkîri ifâde eden tenvin ise, yağmur suyunun acîb bir su olup, nizâmı garîb, imtizacât-ı kimyeviyesi size mechûl olduğuna işârettir.
فَاَخْرَجَ deki ف müddet ve mühlet olmaksızın takibi ifâde eder. Buna binâen, semerâtın ihracı, yağmurun inzâli akabinde bir müddet ara vermeden husûle gelmesi lâzımdır. Hâlbuki ihrac ile inzâl arasında hayli bir zaman vardır. Öyle ise اَنْزَلَ , اَخْرَجَ ye atf değildir. Ancak, inzâli takib eden fiillerin silsilesi ortadan kaldırılarak o fiillerin neticesi hükmünde olan اَخْرَجَ , اَنْزَلَ ye atfedilmiştir. Takdir-i kelâm şöyle olsa gerektir:
وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَاهْتَزَّتِ الْاَرْضُ وَرَبَتْ وَاَخْضَرَتْ وَاَنْبَتَتْ فَاَخْرَجَ بِهِ مِنَ الثَّمَرَاتِ
Bu itibarla inzâli takib eden اِهْتَزَّتْ fiilidir. ف nin de asıl mevkii, اِهْتَزَّتْ dir.
بِـه۪ deki ب harfi, sebebiyet ile karışık ilsâk mânâsınadır. Yani; su, semerâtın husûlüne sebeb olduğu gibi, semerâta mülsak, karışık, yapışık olduğundan da, semerâtın tarâvet ve tazeliğini muhâfazaya vesiledir.
﴾ مِنَ الثَّـمَـرَاتِ ﴿ deki مِنْ beyân ile karışık ibtidâyı ifâde eder. Bu itibarla اَخْرَجَ ye mef'ûl olamaz, ancak sâmi'in fehmine göre ta'yin edilen mef'ûlü mukadderdir. ﴾ مِنَ الثَّـمَـرَاتِ ﴿ ise, o mef'ûle beyândır.
Takdir-i kelâm فَاَخْرَجَ بِهِ « اَنْوَاعًا » مِنَ الثَّمَرَاتِ şeklindedir.
Nekre olarak رِزْقًا nın zikredilmesi, bu rızkın nereden ve ne ile husûle geldiği size mechûl olduğuna işârettir.
لَكُـمْ deki ل ecliyet ve sebebiyet içindir. Yani: Siz, rızkın gelmesine sebebsiniz, amma istifadesi size mahsûs ve münhasır değildir ve başkalar da tebean istifadeye şerîktirler.
Ve kezâ, Cenâb-ı Hak, sizlere ni'metlerini tahsîs ettiği gibi, sizin de şükrünüzü ona tahsîs etmeniz lâzım geldiğine işârettir.
