İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 137 / 255
137 Tevhidin İsbâtı

﴾ وَالسَّـمَٓاءَ بِـنَٓاءً ﴿ cümlesiyle, Sâni'in vücûduna olan âfâkî delillerden en basit ve en yükseğine işâret edilmiştir.

Sonra, mürekkebât ve mevâlidin Vücûd-u Sâni'a vech-i delâletlerine ﴾ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّـمَٓاءِ مَٓاءً... الخ  ﴿ cümlesiyle işâret edilmiştir.

Sonra, geçen delillerin herbirisi ale'l-infirad, yani birer birer Sâni'in vücûduna delâlet ettiği gibi, hey'et-i mecmuası da Sâni'in vahdetine işârettir.

Sonra, ni'metlerin menşe'i ve menba'ı olan âlemin nizâmına işâret eden o cümlelerin sûret-i tertibi ﴾ رِزْقًا لَكُـمْ ﴿ ün delâletiyle beraber, Ma'bûd’un ibâdete müstehak olduğuna delâlet eder. Çünkü ibâdet, şükürdür. Şükür, Mün'im’e edilir; yani ni'metleri veren Zâta şükretmek vâcibdir.

Sonra ﴾ رِزْقًا لَكُـمْ ﴿ cümlesinden, arz ve arzdan çıkan mevâlid, yani arzın semereleri insanlara hàdim oldukları gibi, insanlar da onların Sâni'ine hàdim olmaları lâzım olduğuna bir remiz vardır.

﴾ فَلَاتَجْـعَلُوا لِلّٰهِ اَنْـدَادًا ﴿ cümlesi ise, geçen cümlelerin herbirisiyle alâkadardır. Yani: Rabbinize ibâdet yaptığınızda şerîk yapmayınız. Zîra Rabbiniz, ancak Allah’tır. Sizi, nev'iniz ile beraber halkeden Odur. Ve Arzı, size mesken olarak hazırlayan Odur. Semâyı, sizin binanıza dam olarak yaratan Odur. Ve sizin rızık maîşetinizi tedârik için suları gönderen Odur. Hülâsa, bütün ni'metler Onundur; öyle ise bütün şükürler ve ibâdetler de ancak Onadır.

Arkadaş! Bu âyetin tazammun ettiği cümlelerin keyfiyet ve nüktelerine gelelim.

Evvelâ: Kur'ân-ı Kerîmde kesretle zikredilen يَٓا اَيُّـهَا ile edilen hitâb ve nidâ, üç vecihle ve üç edatla te'kid edilmiştir. Birisi, îkazı ifâde eden ve îkaz için kullanılan يَا harfidir.

İkincisi, alâmetleri aramakla bir şeyi bulmak için kullanılan اَيُّ kelimesidir ki, Türkçede “hangi” kelimesiyle tercüme edilir.

Üçüncüsü, gafletten ayıltmak için kullanılan هَا harfidir. Bu te'kidlerden anlaşılır ki, burada şu tarz ile yapılan nidâ ve hitâb, çok fâidelere ve nüktelere işârettir.

Ezcümle:

Birincisi: İnsanlara ibâdetlerin teklifinden hâsıl olan meşakkatin, hitâb-ı İlâhiye mazhariyetten neş'et eden zevk ve lezzetle tahfif edilmesidir.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.