İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 128 / 255
128

Beşincisi: İnsan, İslâmiyet sâyesinde, ibâdet sâikasıyla bütün Müslümanlara karşı sâbit bir münâsebet peydâ eder ve kavî bir irtibat ve bağlılık elde eder. Bunlar ise, sarsılmaz bir uhuvvete, hakîki bir muhabbete sebeb olur. Zâten hey'et-i ictimâiyenin kemâline ve terakkîsine ilk ve en birinci basamaklar, uhuvvet ile muhabbettir.

İbâdetin şahsî kemâlâta sebeb olduğunun izâhı:

İnsan, cismen küçük, zaîf ve âciz olmakla beraber, hayvanattan addedildiği hâlde, pek yüksek bir rûhu taşıyor ve pek büyük bir isti'dâda mâliktir ve hasredilmeyecek derecede meyilleri vardır ve gayr-ı mütenâhî emeller sâhibidir ve addedilemez fikirleri vardır ve gayr-ı mahdûd şeheviye ve gadabiye gibi kuvveleri vardır ve öyle acâib bir yaratılışı vardır ki, sanki bütün envâ' ve âlemlere fihriste olarak yaratılmıştır.

İşte böyle bir insanın o yüksek rûhunu inbisat ettiren, ibâdettir. İsti'datlarını inkişaf ettiren, ibâdettir. Meyillerini temyiz ve tenzîh ettiren, ibâdettir. Emellerini tahakkuk ettiren, ibâdettir, fikirlerini tevsî' ve intizam altına alan, ibâdettir. Şeheviye ve gadabiye kuvvelerini had altına alan, ibâdettir. Zâhirî ve bâtınî uzuvlarını ve duygularını kirleten tabiat paslarını izâle eden, ibâdettir. İnsanı, mukadder olan kemâlâtına yetiştiren, ibâdettir. Abd ile Ma'bûd arasında en yüksek ve en latîf olan nisbet, ancak ibâdettir. Evet kemâlât-ı beşeriyenin en yükseği, şu nisbet ve münâsebettir.

İhtar: İbâdetin rûhu, ihlâstır. İhlâs ise, yapılan ibâdetin yalnız emredildiği için yapılmasıdır. Eğer başka bir hikmet ve bir fâide ibâdete illet gösterilse, o ibâdet bâtıldır. Fâideler, hikmetler yalnız müreccih olabilirler; illet olamazlar.

Kur'ân-ı Kerîm vaktâ ki ﴾ يَٓا اَيُّهَا النَّـاسُ اعْبُـدُوا... الخ ﴿ emriyle insanları ibâdete dâvet etti; sanki lisân-ı hâl ile: “Ne için ibâdet yapalım. İlleti nedir?” diye sorulan suâli, Kur'ân-ı Kerîm ﴾ رَبَّكُـمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُـمْ... الخ ﴿ cümleleriyle cevablandırmak üzere Sâni'in vücûd ve vahdetine dair bürhânları zikretmeye başladı. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.