İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 8 / 255
8

ediyor. Kur'ân-ı Hakîmin; on, yüz, bin ve binler ve eyyâm-ı mübârekede otuz bine kadar semere-i uhrevî veren hurûfâtının herbirine ait, İşârâtü'l-İ'câz’ın a'zamî ihtimam ile onlardaki i'câzı göstermeye çalışması, elbette isrâf değil ayn-ı hakikattir.

Dördüncüsü: Kur'ân-ı Hakîmin Kelâm-ı Ezelîden gelmesi ve bütün asırlardaki bütün tabakàt-ı beşere hitâb etmesi hasebiyle, mânâsında bir câmiiyet ve külliyet-i hàrika vardır. İnsandaki akıl ve lisân gibi, bir ânda yalnız bir mes'eleyi düşünmek ve yalnız bir lafzı söylemek gibi cüz'î değil, göz misillû muhît bir nazara sâhib olmak gibi, Kelâm-ı Ezelî dahi bütün zamanı ve bütün tâife-i insaniyeyi nazara alan bir külliyette bir Kelâm-ı İlâhîdir. Elbette Onun mânâsı, beşer kelâmı gibi cüz'î bir mânâya ve hususî bir maksada münhasır değildir. Bu sebebden, bütün tefsirlerde görünen ve sarâhat, işâret, remiz, îmâ, telvih, telmih gibi tabakalarla müfessirînin beyân ettikleri mânâlar, kavâid-i Arabiyeye ve usûl-ü nahve ve usûl-ü dine muhâlif olmamak şartıyla, o mânâlar, o kelâmdan bizzat muraddır, maksûddur.

Tahiri, Zübeyr, Sungur, Ziya, Ceylan, Bayram

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.