İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 88 / 262
88

Eğer şu fânî dünyada bekà istiyorsan; bekà fenâdan çıkıyor. Nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın.

فَـنَا شُدْ هَـمْ فَدَا كُنْ هَـمْ عَدَمْ بِينْ كِه اَزْ دُنْــيَا بَقَايَه رَاهْ فَـنَادَنْ

Dünya-perestlik esâsâtı olan ahlâk-ı seyyieden tecerrüd et, fânî ol! Dâire-i mülkünde ve malındaki eşyayı, Mahbûb-u Hakîki yolunda fedâ et! Mevcûdâtın adem-nümâ âkıbetlerini gör! Çünkü; şu dünyadan bekàya giden yol, fenâdan gidiyor.

فِكِرْ فِيزَارْ مِى دَارَدْ اَنِينِ ﴿ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ ﴾ مِى زَنَدْ وِجْدَانْ

Esbâb içine dalan fikr-i insanî, şu zelzele-i zevâl-i dünyadan hayrette kalıp me'yûsâne fîzar ediyor. Vücûd-u hakîki isteyen vicdân, İbrahimvâri ﴾ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ ﴿ enîniyle mahbûbât-ı mecâziyeden ve mevcûdât-ı zâileden kat'-ı alâka edip, Mevcûd-u Hakîki’ye ve Mahbûb-u Sermedî’ye bağlanıyor.

بِدَانْ اَى نَفْسِ نَادَانَـمْ كِه دَرْ هَرْ فَرْد اَزْ فَانِى دُو رَاهْ هَسْت

بَا بَاقِى دُو سِـرِّ جَــانْ جَـانَانِى

Ey nâdân nefsim! Bil ki: Çendan dünya ve mevcûdât fânîdir; fakat, her fânî şeyde, bâkîye îsâl eden iki yol bulabilirsin ve can ve cânân olan Mahbûb-u Lâyezâl’in tecellî-i Cemâl’inden iki lem'ayı, iki sırrı görebilirsin. An şart ki; sûret-i fâniyeden ve kendinden geçebilirsen...

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.