İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 149 / 262
149

Otuzuncu Söz'ün Birinci Maksadı

Tılsım-ı kâinâtı keşfeden, Kur'ân-ı Hakîm’in mühim bir tılsımını halleden, OTUZUNCU SÖZ’den

Birinci Maksad

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

﴿ اِنَّا عَرَضْنَا الْاَمَانَةَ عَلٰى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْاِنْسَانُ اِنَّـهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا ﴾

Şu âyetin büyük hazinesinden tek bir cevherine işâret edeceğiz. Şöyle ki:

Gök, zemin, dağ, tahammülünden çekindiği ve korktuğu emânetin müteaddid vücûhundan bir ferdi, bir vechi, “Ene”dir. Evet “Ene”, zaman-ı Âdem’den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nurânî bir şecere-i tûbâ ile, müdhiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir. Şu azîm hakikate girişmeden evvel, o hakikatin fehmini teshîl edecek bir mukaddime beyân ederiz. Şöyle ki:

Ene, künûz-u mahfiye olan Esmâ-i İlâhiye’nin anahtarı olduğu gibi, kâinâtın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muammâ-yı müşkül-küşâdır, bir tılsım-ı hayret-fezâdır. O ene, mâhiyetinin bilinmesiyle, o garîb muammâ, o acîb tılsım olan ene açılır ve kâinât tılsımını ve âlem-i vücûb’un künûzunu dahi açar.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.