İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 158 / 262
158

hüceyrât-ı bedenin imdâdına ve muâvenetine koşturulan düstur-u teâvün, kanun-u kerem, nâmus-u ikram nerede! Felsefenin hayat-ı ictimâiyedeki düsturlarından ve yalnız bir kısım zâlim ve canavar insanların ve vahşî hayvanların, fıtratlarını sû-i istimâllerinden neş'et eden düstur-u cidâl nerede!.. Evet, düstur-u cidâli o kadar esâslı ve küllî kabûl etmişler ki; “Hayat bir cidâldir.” diye eblehâne hükmetmişler.

Üçüncü Misal

Üçüncü Misâl: Nübüvvet’in Tevhid-i İlâhî hakkındaki netâic-i àliyesinden ve düstur-u gâliyesinden اَلْوَاحِدُ لَا يَصْدُرُ اِلَّا عَنِ الْوَاحِدِ yani “Her birliği bulunan, yalnız birden sudûr edecektir.” “Mâdem herşeyde ve bütün eşyada bir birlik var; demek bir tek Zât’ın icâdıdır.” diye olan, tevhidkârâne düsturu nerede! Eski felsefenin bir düstur-u i'tikàdiyesinden olan اَلْوَاحِدُ لَا يَصْدُرُ عَنْهُ اِلَّا الْوَاحِدُ “Birden, bir sudûr eder.” yani: “Bir zâttan, bizzat bir tek sudûr edebilir. Sâir şeyler, vâsıtalar vâsıtasıyla ondan sudûr eder.” diye Ganiyy-i ale'l-Itlâk ve Kadîr-i Mutlak’ı, âciz vesâite muhtaç göstererek, bütün esbâba ve vesâite, rubûbiyette bir nev'i şirket verip Hàlık-ı Zülcelâl’e, “Akl-ı Evvel” nâmında bir mahlûku verip, âdeta sâir mülkünü esbâba ve vesâite taksim ederek bir şirk-i azîme yol açan, şirk-âlûd ve dalâlet-pîşe o felsefenin düsturu nerede!.. Hükemânın yüksek kısmı olan İşrâkìyyûn böyle haltetseler; Maddiyûn, Tabîiyyûn gibi aşağı kısımları ne kadar haltedeceklerini kıyâs edebilirsin.

Dördüncü Misal

Dördüncü Misâl: Nübüvvet’in düstur-u hakîmânesinden

﴾ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪  ﴿ sırrıyla: “Herşeyin, her zîhayatın neticesi, hikmeti, kendine ait bir ise; Sâni'ine ait neticeleri, Fâtır’ına bakan hikmetleri binlerdir. Herbir şeyin,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.