İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 33 / 262

Yedinci Söz

33

Yedinci Söz

Şu kâinâtın tılsım-ı muğlakını açan آمَنْتُ بِاللّٰهِ وبِالْيَوْمِ الْآخِرِ rûh-u beşer için saâdet kapısını fetheden, ne kadar kıymetdâr iki tılsım-ı müşkül-küşâ olduğunu ve sabır ile Hàlık’ına tevekkül ve ilticâ ve şükür ile Rezzâk’ından suâl ve duâ; ne kadar nâfi' ve tiryâk gibi iki ilâç olduğunu ve Kur'ân’ı dinlemek, hükmüne inkıyad etmek, namazı kılmak, kebâiri terketmek; ebedü'l-âbâd yolculuğunda ne kadar mühim, değerli, revnâkdâr bir bilet, bir zâd-ı âhiret, bir nur-u kabir olduğunu anlamak istersen, şu temsîlî hikâyeciğe bak, dinle:

Bir zaman bir asker, meydân-ı harb ve imtihanda, kâr ve zarar deverânında pek müdhiş bir vaziyete düşer. Şöyle ki:

Sağ ve sol iki tarafından dehşetli derin iki yara ile yaralı ve arkasında cesîm bir arslan, ona saldırmak için bekliyor gibi duruyor. Ve gözü önünde bir darağacı dikilmiş, bütün sevdiklerini asıp mahvediyor. Onu da bekliyor. Hem bu hâli ile beraber uzun bir yolculuğu var, nefyediliyor. O bîçâre, şu dehşet içinde me'yûsâne düşünürken; sağ cihetinde Hızır gibi bir hayırhâh, nurânî bir zât peydâ olur. Ona der:

“Me'yûs olma! Sana iki tılsım verip öğreteceğim. Güzelce istimâl etsen, o arslan sana musahhar bir at olur. Hem o darağacı sana keyif ve tenezzüh için hoş bir salıncağa döner. Hem sana iki ilâç vereceğim. Güzelce istimâl etsen, o iki müteaffin yaraların,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.