İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 85 / 262
85

► (01) ◄

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

﴿ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ي ﴾

لَقَدْ اَبْكَانِي نَعْىُ ﴿ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ ﴾ مِنْ خَلِيلِ اللّٰهِ

İbrahim Aleyhisselâm’dan sudûr ile, kâinâtın zevâl ve ölümünü ilân eden na'y-i ﴾ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ ﴿ beni ağlattırdı.

فَصَبَّتْ عَيْنُ قَلْبِى قَطَـرَاتٍ بَاكِـيَاتٍ مِنْ شُؤُونِ اللّٰهِ

Onun için kalb gözü ağladı ve ağlayıcı katreleri döktü. Kalb gözü ağladığı gibi döktüğü herbir damlası da o kadar hazîndir, ağlattırıyor. Güyâ kendisi de ağlıyor. O damlalar, gelecek fârisî fıkralardır.

لِتَفْس۪يرِ كَلاَمٍ مِنْ حَك۪يمٍ اَىْ نَبِىٍّ ف۪ى كَلاَمِ اللّٰهِ

İşte o damlalar ise, Nebi-yi peygamber olan bir hakîm-i İlâhî’nin, Kelâmullâh içinde bulunan bir kelâmının bir nev'i tefsiridir.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.