Sayfa 84 / 262
84
Hem O’nun mülküdür, hem O vermiştir. Öyle ise, minnet etmeyerek ve çekinmeyerek fenâ et, fedâ et; tâ bekà bulsun. Çünkü; nefy-i nefy, isbâttır. Yani yok, yok ise; o vardır. Yok, yok olsa; var olur.
خُـدَاىِ پُـرْكَرَمْ خُودْ مُلْكِ خُودْ رَا مِى خَرَدْ اَزْ تُو
بَـهَاىِ بِى گِرَانْ دَادَه بَـرَاىِ تُو نِگَاهْ دَارَسْت
Hàlık-ı Kerîm, kendi mülkünü senden satın alıyor. Cennet gibi büyük bir fiatı verir. Hem o mülkü senin için güzelce muhâfaza ediyor. Kıymetini yükselttiriyor. Yine sana, hem bâkî, hem mükemmel bir sûrette verecektir. Öyle ise, ey nefsim! Hiç durma. Birbiri içinde beş kârlı bu ticâreti yap. Tâ beş hasâretten kurtulup, beş ribhi birden kazanasın. ∗ ∗ ∗
