Hâlbuki en şiddetli hücum ve en gaddârâne muâmele ve en ziyâde yalanlarla ve aleyhinde yapılan propagandalarla Risale-i Nur'u kırmak, insanları ondan ürkütmek ve vazgeçirmeğe çalıştıkları hâlde, hiçbir eserde görülmediği bir tarzda Risale-i Nur'un intişarı, hattâ çoğu el yazması ile altıyüz bin nüsha risalelerinden kemâl-i iştiyak ile perde altında intişar etmesi ve dâhil ve hàriçte kemâl-i iştiyak ile kendini okutturmasının hikmeti nedir? Sebebi nedir?” diye bu meâlde çok suâllere karşı elcevab deriz ki:
Kur'ân-ı Hakîmin sırr-ı i'câzıyla hakîki bir tefsiri olan Risale-i Nur; bu dünyada bir manevî Cehennemi, dalâlette gösterdiği gibi, îmânda dahi bu dünyada manevî bir Cennet bulunduğunu isbât ediyor. Ve günahların ve fenâlıkların ve haram lezzetlerin içinde, manevî elîm elemleri gösterip hasenât ve güzel hasletlerde ve hakàik-ı Şerîatın amelinde Cennet lezâizi gibi manevî lezzetler bulunduğunu isbât ediyor. Sefâhet ehlini ve dalâlete düşenleri o cihetle, aklı başında olanlarını kurtarıyor. Çünkü, bu zamanda iki dehşetli hâl var.
Birincisi
Birincisi: Âkıbeti görmeyen, bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzetlere tercih eden hissiyat-ı insaniye, akıl ve fikre galebe ettiğinden ehl-i sefâheti sefâhetten kurtarmanın çare-i yegânesi; aynı lezzetinde elemi gösterip hissini mağlûb etmektir. Ve ﴾ يَسْتَحِبُّونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا ﴿ âyetinin işâretiyle; bu zamanda âhiretin elmas gibi ni'metlerini, lezzetlerini bildiği hâlde, dünyevî kırılacak şişe parçalarını onlara tercih etmek, ehl-i îmân iken ehl-i dalâlete o hubb-u dünya ve o sır için tâbi olmak tehlikesinden kurtarmanın çare-i yegânesi, dünyada dahi Cehennem azâbı gibi elemleri göstermekle olur ki; Risale-i Nur o meslekten gidiyor...
