İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 239 / 262
239

Bu büyük âlem bir insanın hânesi gibi olur ve mâzi, müstakbel zamanları, insanın rûhuna, kalbine bir zaman-ı hâl hükmünde olur. Aralarında uzaklık kalkıyor.

Üçüncü Nokta

Üçüncü Nokta: Îmânın istinâd ve istimdâd noktalarım hâvî olmasından “Elhamdülillâh” demesi iktiza eder.

Evet, nev'i beşer, aczi ve düşmanların kesreti dolayısıyla dayanacak bir nokta-i istinâda muhtaçtır ki düşmanlarını def' için o noktaya ilticâ etsin. Ve kezâ, kesret-i hâcât ve şiddet-i fakr dolayısıyla da istimdâd edecek bir nokta-i istimdâda muhtaçtır ki, onun yardımı ile ihtiyaçlarını def'etsin.

Ey insan! Senin nokta-i istinâdın ancak ve ancak Allah’a olan îmândır. Rûhuna, vicdânına nokta-i istimdâd ise ancak âhirete olan îmândır. Binâenaleyh bu her iki noktadan haberi olmayan bir insanın kalbi, rûhu tevahhuş eder; vicdânı dâima muazzeb olur. Lâkin birinci noktaya istinâd ve ikincisinden de istimdâd eden adam kalben ve rûhen pekçok zevk ve lezzetleri, ünsiyetleri hisseder ki; hem mütesellî, hem vicdânı mutmain olur.

Dördüncü Nokta

Dördüncü Nokta: Îmân nuru, lezâiz-i meşrûanın zevâle başladıkları zaman hâsıl olan elemleri, emsâlinin vücûd ve gelmekte olduklarını göstermekle izâle eder.

Ve kezâ, ni'metlerin devam edip tenâkus etmemesini, ni'metlerin menba'ını göstermekle te'min eder.

Ve kezâ, firâk ve ayrılmaların elemlerini teceddüd-ü emsâlinin lezzetini göstermekle izâle eder. Yani zevâl düşüncesi ile bir lezzette çok elemler olur ki, îmân o elemleri teceddüd-ü emsâli ile ihtar ve izâle eder. Maahazâ lezzetlerin teceddüdünde de başka lezzetler vardır. Evet, bir semerenin şeceresi olmasa, o semerede münhasır kalan lezzet, onun yemesi ile zâil olur ve zevâli de mûcib-i teessür olur. Fakat o semerenin şeceresi mâruf

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.