İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 205 / 262
205

Bir Zaman Eskişehir Hapishânesi’nin Penceresinde Oturmuştum

BİR ZAMAN ESKİŞEHİR HAPİSHÂNESİ’NİN

PENCERESİNDE OTURMUŞTUM

Karşısında bulunan Lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raks ederken, onları, o dünya cennetinde cehennem hûrileri hükmünde gördüm. Fakat, birden elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Onların gülmeleri elîm ağlamaları sûretini aldı. Ondan bu gelen hakikat inkişaf etti. Yani, elli sene sonraki hâllerini manevî ve hayalî bir sinema ile gördüm ki: O gülen altmış kızdan ellisi; kabirde azâb çekiyorlar, toprak olmuşlar. Ve on tanesi; yetmiş yaşında çirkinleşmiş, herkesin nazar-ı nefretini celbediyorlar. Ben de onlara ağladım.

Fitne-i âhirzamanın mahiyeti bana göründü ki, o fitnenin en dehşetlisi ve cazibedârı, kadınların yüzsüz yüzünden çıkıyor. İhtiyarı selbedip, pervâne gibi sefâhet ateşine atıyor. Ve bir dakika hayat-ı dünyeviyeyi, senelerle hayat-ı bâkiyeye tercih ettiriyor...

Ben bir gün sokağa bakarken, o fitnenin te'sirli bir nümûnesini hissettim. Gençlere çok acıdım. Dedim: “Bu bîçâreler kendilerini, bu mıknatıs gibi cezbedici fitnenin ateşinden kurtaramazlar.” diye düşünürken; birden, o fitneyi ateşlendiren ve ta'lim eden irtidatkâr bir şahs-ı manevî önümde tecessüm etti. Ben de ona ve ondan ders alan mülhidlere dedim:

Ey Cehennem hûrileri ile zevklenmek yolunda, dinini fedâ eden ve sefîhâne dalâleti severek irtikâb eden ve hevesât-ı nefsiye lezzeti yolunda dinsizliği ve ilhâdı kabûl eden ve hayatı pereştiş edip, ölümden şiddetli korkan ve kabri hâtırına getirmek istemeyen ve irtidada yüz tutan bedbaht!.. Kat'iyyen bil ki: Dinsizlik cihetiyle senin bu koca dünyan; bu saatten evvel ve bu dakikadan sonra,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.