İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 229 / 262

El-Hüccetü'z-Zehrâ’nın İkinci Makamı

229

El-Hüccetü'z-Zehrâ’nın

İkinci Makamı

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

وَبِهِ نَسْتَعِي

[Fâtihanın âhirinde, ehl-i hidayet ve istikamet ve ehl-i dalâlet ve tuğyanın muvâzenesine işâret eden ve Risale-i Nurun bütün muvâzenelerinin menba'ı olan âyetin bir hakikatini Sûre-i Nur’dan:

﴿ اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ مَثَلُ نُورِه۪ كَمِشْكَاةٍ ف۪يهَا مِصْبَاحٌ اَلْمِصْبَاحُ ف۪ى زُجَاجَةٍ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّىٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ ﴾

âyeti ve arkasında

﴿ أَوْ كَظُلُمَاتٍ فِي بَحْرٍ لُجِّىٍّ يَغْشٰيهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِـه۪ مَوْجٌ .. الخ ﴾

âyetiyle beraber pek acîb bir tarzda o muvâzeneyi mu'cizâne ifâde ederler.]

Birinci âyet-i nur: Birinci Şuâ’da isbât edilmiş ki; on işâretle Risale-i Nura bakıyor; mu'cizâne, Kur'ânın o tefsirinden gaybî haber veriyor. Ve Risale-i Nura Nur nâmı verilmesine en birinci sebeb olmasından, Yirmidokuzuncu Mektûb’un bir kısmında bir seyahat-ı hayâliye temsîlinde, bu acîb âyetin Nur kelimesinde (Nun-u Na'büdü) mu'cizesi gibi bir manevî mu'cizesinin beyânına

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.