mahbûblardan vazgeçti. Vicdân dahi fânîlerden yüzünü çevirdi.
Sen dahi bîçâre nefsim! İbrahimvâri ﴾ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ ﴿ gıyâsını çek, kurtul!
چِه خُوشْ گُويَدْ اُو شَيْدَا جَامِى عِشْقِ خُوىْ
Fıtratı aşkla yoğrulmuş gibi sermest-i câm-ı aşk olan Mevlâna Câmî, kesretten vahdete yüzleri çevirmek için bak ne güzel söylemiş:
Fıtratı aşkla yoğrulmuş gibi sermest-i câm-ı aşk olan Mevlâna Câmî, kesretten vahdete yüzleri çevirmek için, bak ne güzel söylemiş:
6 يَكِى خَواهْ 1، يَكِى خَوانْ 2، يَكِى جُوىْ 3، يَكِى بِينْ 4، يَكِى دَانْ 5، يَكِى كُوىْ
demiştir. (Haşiye): [^1]
[^1]:(Haşiye) Yalnız bu satır Mevlâna Câmî’nin kelâmıdır
1 - Yani: Yalnız biri iste; başkaları istenmeye değmiyor.
2 - Biri çağır; başkaları imdada gelmiyor.
3 - Biri taleb et; başkalar lâyık değiller.
4 - Biri gör, başkalar her vakit görünmüyorlar, zeval perdesinde saklanıyorlar.
5 - Biri bil; marifetine yardım etmeyen başka bilmekler faidesizdir.
6 - Biri söyle; ona aid olmayan sözler malayani sayılabilir.
نَعَمْ صَدَقْتَ اَىْ جَام۪ى ❀ هُوَ الْمَطْلُوبُ ❀ هُوَ الْمَحْبُوبُ ❀ هُوَ الْمَقْصُودُ ❀ هُوَ الْمَعْبُودُ
