İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 215 / 262
215

“Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz; bize karışma.”

Ben de cevaben dedim:

Mâdem lezzet ve zevk için ölümü hâtıra getirmeyip dalâlet ve sefâhete atılıyorsun, kat'iyyen bil ki; senin dalâletin hükmüyle bütün geçmiş zaman-ı mâzi ölmüş ve ma'dûmdur. Ve içinde cenazeleri çürümüş bir vahşetli mezaristandır. İnsaniyet alâkadarlığıyla ve dalâlet yoluyla senin başına ve varsa ve ölmemiş ise kalbine, o hadsiz firâklardan ve o nihâyetsiz dostlarının ebedî ölümlerinden gelen elemler, senin şimdiki sarhoşça, pek kısa bir zamandaki cüz'î lezzetini imha ettiği gibi, gelecek istikbâl zamanı dahi i'tikàdsızlığın cihetiyle yine ma'dûm ve karanlıklı ve ölü ve dehşetli bir vahşetgâhtır. Ve oradan gelen ve başını vücûda çıkaran ve zaman-ı hâzıra uğrayan bîçârelerin başları, ecel cellâdının satırıyla kesilip hiçliğe atıldığından, mütemâdiyen akıl alâkadarlığıyla senin îmânsız başına hadsiz elîm endişeler yağdırıyor. Senin sefîhâne cüz'î lezzetini zîr ü zeber eder.

Eğer dalâleti ve sefâheti bırakıp îmân-ı tahkîkî ve istikamet dâiresine girsen îmân nuruyla göreceksin ki; o geçmiş zaman-ı mâzi ma'dûm ve herşeyi çürüten bir mezaristan değil, belki mevcûd ve istikbâle inkılâb eden nurânî bir âlem ve bâkî rûhların istikbâldeki saâdet saraylarına girmelerine bir intizar salonu görünmesi haysiyetiyle, değil elem, belki îmânın kuvvetine göre Cennetin bir nev'i manevî lezzetini dünyada dahi tattırdığı gibi; gelecek istikbâl zamanı, değil vahşetgâh ve karanlık, belki îmân gözüyle görünür ki; saâdet-i ebediye saraylarında hadsiz rahmeti ve keremi bulunan ve her bahar ve yazı birer sofra yapan ve ni'metlerle dolduran bir Rahmân-ı Rahîm-i Zülcelâl-i ve'l-İkramın ziyâfetleri kurulmuş ve ihsânlarının sergileri açılmış, oraya sevkiyât var diye îmân sinemasıyla müşâhede ettiğinden, derecesine göre bâkî âlemin bir

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.