İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 56 / 262
56

bütün zehirli bir bal hükmündedir. Demek hayvandan yüz derece, lezzet-i hayat noktasında, aşağı düşer. Belki ehl-i dalâletin ve gafletin hayatı, belki vücûdu, belki kâinâtı; bulunduğu gündür. Bütün geçmiş zaman ve kâinâtlar, onun dalâleti noktasında ma'dûmdur, ölmüştür. Akıl alâkadarlığı ile ona zulmetler, karanlıklar veriyor. Gelecek zamanlar ise, i'tikàdsızlığı cihetiyle yine ma'dûmdur. Ve ademle hâsıl olan ebedî firâklar, mütemâdiyen onun fikir yoluyla hayatına zulmetler veriyorlar.

Eğer îmân hayata hayat olsa; o vakit hem geçmiş, hem gelecek zamanlar, îmânın nuruyla ışıklanır ve vücûd bulur. Zaman-ı hazır gibi rûh ve kalbine îmân noktasında ulvî ve manevî ezvâkı ve envâr-ı vücûdiyeyi veriyor. Bu hakikatin, İhtiyar Risalesi’nde, Yedinci Ricâ’da izâhı var, ona bakmalısınız.

İşte hayat böyledir... Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz; hayatınızı îmân ile hayatlandırınız ve ferâizle zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz.

Her gün ve her yerde ve her vakit vefiyâtların gösterdikleri dehşetli hakikat-i mevt ise; size, başka gençlere söylediğim gibi, bir temsîl ile beyân ediyorum.

Meselâ: Burada gözünüz önünde bir darağacı dikilmiş. Onun yanında bir piyango –fakat pek büyük bir ikramiye biletleri veren– dâiresi var. Biz buradaki on kişi alâ-külli hâl, ister istemez, hiç başka çare yok, oraya dâvet edileceğiz. Bizi çağıracaklar ve çağırma zamanı gizli olmasından, her dakika, ya “Gel i'dâm biletini al, darağacına çık!” veyâhut “Gel, milyonlar altın kazandıran bir ikramiye bileti sana çıkmış, gel, al!” demelerini beklerken; birden kapıya iki adam geldi. Biri; yarı çıplak, güzel ve aldatıcı bir kadın, elinde zâhiren gayet tatlı, fakat zehirli bir helva getirip yedirmek istiyor. Diğer biri de; aldatmaz ve aldanmaz ciddi bir adam, o kadının arkasından girdi. Dedi ki:

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.