Mâdem ecel gizlidir. Her vakit ölüm başını kesmek için gelebiliyor. Ve genç-ihtiyar farkı yoktur. Elbette dâima gözü önünde, öyle büyük dehşetli bir mes'ele karşısında bîçâre insan; o i'dâm-ı ebedî, o dipsiz, nihâyetsiz haps-i münferitten kurtulmak çaresini aramak ve kabir kapısını bir âlem-i bâkîye, bir saâdet-i ebediyeye ve âlem-i nura açılan bir kapıya kendi hakkında çevirmek hâdisesi, o insanın dünya kadar büyük bir mes'elesidir.
Bu kat'î hakikat, bu üç yol ile bulunduğunda ve bu üç yolun da mezkûr üç hakikat ile olacağını ihbar eden yüzyirmidört bin muhbir-i sâdık, ellerinde nişane-i tasdik olan mu'cizeler bulunan enbiyâlar ve o enbiyâların haber verdikleri aynı haberleri, keşf ve zevk ve şühûd ile tasdik eden ve imza basan yüzyirmidört milyon evliyânın aynı hakikate şehâdetleri ve hadd ü hesaba gelmeyen muhakkìklerin kat'î delilleriyle o enbiyâ ve evliyânın verdikleri aynı haberleri, aklen ilmelyakìn derecesinde (∗) [^1] isbât ettikleri ve yüzde doksan dokuz ihtimal-i kat'î ile “İ'dâm ve zindân-ı ebedîden kurtulmak ve o yolu saâdet-i ebediyeye çevirmek, yalnız îmân ve itâat iledir.” diye ittifakan haber veriyorlar.
[^1]:(∗) Onlardan birisi Risale-i Nur’dur. Meydândadır.
Acaba yüzde bir ihtimal-i helâket bulunan bir tehlike yolunda gitmemek için, bir tek muhbirin sözü nazara alınsa ve onun sözünü dinlemeyip o yolda giden adamın endişe-i helâketten gelen elem-i manevî, onun yemek iştihâsını kaçırdığı hâlde; böyle yüzbinler sâdık ve musaddak muhbirlerin: “Yüzde yüz ihtimal ile dalâlet ve sefâhet, göz önündeki kabir darağacına ve ebedî haps-i münferidine kat'î sebeb olduğunu ve îmân, ubûdiyet; yüzde yüz ihtimal ile o darağacını kaldırıp, o haps-i münferidi kapatıp, şu göz önündeki kabri, bir hazine-i ebediyeye, bir saray-ı saâdete açılan bir kapıya çeviriyor.” diye ihbar eden ve emârelerini ve âsârlarını gösterdikleri hâlde, bu acîb ve garîb ve dehşetli ve azametli mes'ele karşısında bulunan bîçâre insan ve bâhusus Müslüman.. eğer îmân
