İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 255 / 262
255

Şimdi başını kaldır, şu kâinâta bir bak, onun ile bir konuş. Evvelki yolumuzda pek müdhiş görünürdü. Şimdi de mütebessim her tarafa gülüyor, nâzenînâne niyâz ve âvâz.

Görmez misin; gözümüz arı-misâl olmuştur; her tarafa uçuyor. Kâinât bostanıdır, her tarafta çiçekler, her çiçek de veriyor ona bir âb-ı lezîz.

Hem ünsiyet, tesellî, tahabbübü veriyor; o da alır getirir; şehd-i şehâdet yapar. Balda bir bal akıtır, o esrâr-engîz şehbâz.

Harekât-ı ecrâma, ya nücûm, ya şümûsa nazarımız kondukça, ellerine verirler Hàlık’ın hikmetini. Hem mâye-i ibreti, hem cilve-i rahmeti alır ediyor pervâz.

Güyâ şu Güneş bizlerle konuşuyor; der: “Ey kardeşlerimiz! Tevahhuşla sıkılmayınız, ehlen sehlen merhaba, hoş teşrîf ettiniz. Menzil sizin; ben bir mumdâr-ı şehnâz.

Ben de sizin gibiyim; fakat sâfî isyansız, mutî' bir hizmetkârım. O Zât-ı Ehad-i Samed ki; mahz-ı rahmetiyle hizmetinize beni musahhar-ı pür-nur etmiş. Benden harâret, ziyâ; sizden namaz ve niyâz.”

Yâhû, bakın Kamer’e! Yıldızlarla denizler herbiri de kendine mahsûs birer lisânla: “Ehlen sehlen merhaba!” derler, “Hoş geldiniz, bizi tanımaz mısınız?”

Sırr-ı teâvünle bak, remz-i nizâmla dinle. Herbirisi söylüyor: “Biz de birer hizmetkâr, Rahmet-i Zülcelâl’in birer âyinedârıyız, hiç de üzülmeyiniz, bizden sıkılmayınız.”

Zelzele na'raları, hâdisât sayhaları sizi hiç korkutmasın, vesvese de vermesin. Zîra onlar içinde bir zemzeme-i ezkâr, bir demdeme-i tesbih, velvele-i nâz u niyâz.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.