İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 220 / 262
220

mâlâyanî ve âfâkî işlerle meşgul eder. Sermâye-i hayatını boş yerde imha eder. O kıymetdâr ömrünü kıymetsiz şeylerde öldürür. Ve bazen bu harb boğuşmalarını merak ile takib eden bir tarafa kalben tarafdâr olur. Onun zulümlerini hoş görür, zulmüne şerîk olur.

Birinci noktaya cevab ise: Evet, bu Cihan Harbi’nden daha büyük bir hâdise ve bu zemin yüzündeki hâkimiyet-i âmme da'vâsından daha ehemmiyetli bir da'vâ, herkesin ve bilhassa Müslümanların başına öyle bir hâdise ve öyle bir da'vâ açılmış ki; her adam, eğer Alman ve İngiliz kadar kuvveti ve serveti olsa ve aklı da varsa, o tek da'vâyı kazanmak için bilâ-tereddüd sarfedecek. İşte o da'vâ ise, yüzbin meşâhir-i insaniyenin ve hadsiz nev'-i beşerin yıldızları ve mürşidlerinin müttefikan, kâinât sâhibinin ve mutasarrıfının binler va'd ve ahdlerine istinâden haber verdikleri ve bir kısmı gözleriyle gördükleri şu ki: Herkesin, îmân mukâbilinde bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlar ile müzeyyen ve bâkî ve dâimî bir tarla ve mülkü kazanmak veya kaybetmek da'vâsı başına açılmış. Eğer îmân vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek. Ve bu asırda, maddiyûnluk tâunuyla çoklar o da'vâsını kaybediyor. Hattâ bir ehl-i keşf ve tahkîk, bir yerde kırk vefiyâttan yalnız birkaç tanesi kazandığını sekerâtta müşâhede etmiş; ötekiler kaybetmişler. Acaba bu kaybettiği da'vânın yerini, bütün dünya saltanatı o adama verilse doldurabilir mi?

İşte o da'vâyı kazandıracak olan hizmetleri ve yüzde doksanına o da'vâyı kaybettirmeyen hàrika bir da'vâ vekilini, o işte çalıştıran vazifeleri bırakıp ebedî dünyada kalacak gibi âfâkî mâlâyaniyât ile iştigâl etmek tam bir akılsızlık bildiğimizden, biz Risale-i Nur şâkirdleri, herbirimizin yüz derece aklımız ziyâde olsa da ancak bu vazifeye sarfetmek lâzımdır diye kanâatimiz var.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.