İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 33 / 46
33

Meselâ: Esbaba teşebbüs, bir dua-yı fiilîdir. Esbabın içtimâı; müsebbebi icad etmek için değil, belki lisan-ı hâl ile müsebbebi Cenâb-ı Hak’tan istemek için bir vaz’iyet-i marziye almaktır. Hatta çift sürmek, hazine-i rahmet kapısını çalmaktır. Bu nevi duâ-yı fiilî; Cevvâd-ı Mutlak’ın isim ve ünvanına müteveccih olduğundan, kabule mazhariyeti ekseriyet-i mutlakadır.

İkinci kısım: Lisan ile, kalb ile dua etmektir. Eli yetişmediği bir kısım metâlibi istemektir. Bunun en mühim ciheti, en güzel gayesi, en tatlı meyvesi şudur ki: Dua eden adam anlar ki; birisi var, onun hâtırat-ı kalbini işitir. Herşeye eli yetişir. Herbir arzusunu yerine getirebilir. Aczine merhamet eder, fakrına medet eder.

İşte ey âciz insan ve ey fakir beşer! Duâ gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medârı olan bir vesileyi elden bırakma. Ona yapış, a'lâ-yı illiyîn-i insaniyete çık. Bir sultan gibi bütün kâinâtın duâlarını, kendi duân içine al. Bir abd-i küllî ve bir vekil-i umumî gibi  اِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُ  de, kâinâtın güzel bir takvîmi ol.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.