Yirmiüçüncü Söz Birinci Mebhas
Yirmiüçüncü Söz
BİRİNCİ MEBHAS
BİRİNCİ NOKTA: İnsan; nur-u îman ile âlâ-yı illiyyîne çıkar. Cennet’e lâyık bir kıymet alır. Ve zulmet-i küfür ile esfel-i sâfilîne düşer. Cehennem’e ehil olacak bir vaziyete girer. Çünkü: Îman insanı Sani-i Zülcelâl’ine nisbet ediyor. Îman, bir intisaptır. Öyle ise, insan, îman ile insanda tezahür eden san’at-ı İlâhiye ve nukuş-u Esmâ-i Rabbaniye itibarıyla bir kıymet alır. Küfür, o nisbeti kat’eder. O kat’dan san’at-ı Rabbaniye gizlenir. Kıymeti dahi yalnız madde itibariyle olur. Madde ise; hem fâniye, hem zâile, hem muvakkat bir hayat-ı hayvanî olduğundan kıymeti hiç hükmündedir. Bu sırrı bir temsil ile beyan edeceğiz.
Meselâ: İnsanların san’atları içinde, nasılki maddenin kıymeti ile san’atın kıymeti ayrı ayrıdır. Bâzen müsavi, bâzen madde daha kıymetdâr, bâzen oluyor ki, beş kuruşluk demir gibi bir maddede beş liralık bir san’at bulunuyor. Belki bâzen, antika olan bir san’at, bir milyon kıymeti aldığı halde, maddesi beş kuruşa da değmiyor.
İşte öyle antika bir san’at, antikacıların
