çok büyük hizmeti geçmiştir. Rusya’da iki-üç sene esaretten sonra firar ile geldiği İstanbul’da Darü’l Hikmeti’l İslamiye azalığına tayin edilmiş, İstanbul’un işgali sırasında neşrettiği eserler ile işgal kuvvetlerinin planlarını bozmuş, 1922 sonlarında Ankara’ya gelmiş, yeni inkılabın mimarlarını İslam şeairine sahip çıkmaya çağırmıştır.
1925 senesinde Van’dan Burdur’a oradan da Barla’ya nefyedilmesi ile başlayan Yeni Said Döneminde “manevî cihad” hizmetini başlatmış, birbiri ardınca telif ettiği eserlerde iman esaslarını anlatmış ve ispat etmiştir. Bu eserler, imanını tehlikede hisseden halkın büyük teveccüh ve rağbetine mazhar olmuş; elden ele dolaşarak hızla yayılmıştır.
Başlattığı hizmetin halka mal olması, gizli din ve vatan düşmanlarını rahatsız ettiğinden; çeşitli iftiralarla 1935’te Eskişehir, 1943’te Denizli, 1947’de Afyon, 1952’de İstanbul mahkemesine çıkarılmış, Kastamonu’da, Emirdağ’da, Isparta’da sıkı tarassut ve takip altında yaşamaya mecbur bırakılmıştır. Dünya tarihinde çok az kişinin dayanabileceği kadar şiddetli bir zulme sabır göstermiş, fevkalâde bir feragat, istiğna, iktisad içerisinde İslam’ın
