İslâmiyenin mânasıdır. Mütenebbih, kalbleri îman ve muhabbet-i Nebevî ile coşkun ve cihan değer şeref-i intisabiyle serefraz fedakârların yetişmesi ve bu milletin mazisine mutenasip kahramanlığı, yüksek iman ve ahlâkı izhar etmesi işaretidir.
Bediüzzaman, Risale-i Nuru hiçbir makam ve meşrebin te’siri altında kalmadan, maddî mânevî hiçbir menfaat ve hissiyat karışmadan, doğrudan doğruya Kur’an-ı Hakîmin umumun istifade edebileceği ve umuma hitab eden hakikatlarını tefsir etmiş, bu hakikatların tercümanlığını yapmıştır. Te’lif ettiği âsârından herkes istifade edebilmektedir. Bir taifeye, bir sınıf halka mahsus değildir. Bu Tarihçe-i Hayat, okuyucularının nazarını – bu zamanda – Kur’anın hikmet nurları olan Risale-i Nur’a çevirip, ondan istifadeyi gösterecektir. Said Nursî ise Kur’anın hizmetinde fedakârane çalışmış, Sünnet-i Peygamberîye ittibâ etmiş, nümûne-i imtisal bir zât olarak görünmektedir.
...............
Ali Ulvi Kurucu
