
”Risâle-i Nur'ların Devlet Eliyle Basılması Nasıl Gerçekleşti?” Said Yüce
İstanbul İlim ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce, Risâle-i Nur’ların devlet eliyle basılmasının Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin kendi arzusu olduğunu ifade etti.

Bediüzzaman’ın, 1940’lı yıllarda Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki’ye önce mektup yazarak, daha sonra talebelerinden Mustafa Sungur’u bizzat göndererek bu arzusunu ifade ettiğini söyleyen Yüce, dönemin şartları gereği bu arzunun gerçekleşemediğini ifade etti.
.jpg)
Yüce, Bediüzzaman’ın bu arzusunun en temel sebebinin; eserlerin gelecekteki muhtemel tahrifattan korunması, orijinalinin muhafaza edilerek basılması ve devletin sahip çıkması olduğunu söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Risale-i Nurlara sahip çıkılmasının sadeleştirme adı altında sahteleştirilmesine karşı bir tedbir alınması gerekliliği olduğunu ifade etti.

Nitekim Risâle-i Nur’ların sadeleştirilemeyeceğini çünkü ilmi eserler sadeleştirildiğinde aslından bozulmalar olacağını ifade eden Yüce, Risâle-i Nur’da birçok dinî ıstılahlar, tabirler ve kavramların bulunduğunu ve bunların Türkçe kelimelerle gerçek anlamda karşılığının ifade edilmesinin mümkün olmadığını belirtti.
Bediüzzaman Hazretlerinin hayatında iken başlayan Risâle-i Nur’ların Diyanet eliyle basılması arzusu, vefatından sonra da talebeleri tarafından birtakım teşebbüslerle devam ettirildiğini söyleyen Yüce, Prof. Dr. Mehmed Görmez bey’in Diyanet İşleri Başkanlığı yaptığı dönemde bu konu için kendisini birçok kez ziyaret ettiklerini ifade etti. Ancak o dönemde Risâle-i Nur’u bilmeyenler, anlamayanlar veya yanlış isnatlara bulunan birtakım insanlar tarafından Diyanet’in içinden ve dışından çeşitli dirençlerin geliştiğini söyleyen Yüce, bu dirençleri kırmak için Üstad Bediüzzaman’ın yaşayan talebeleriyle birlikte o dönemde Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’a gidilip meselenin bizzat görüşüldüğünü ifade etti.

Said Yüce, Risale-i Nurların devlet eliyle neşredilme sürecini şöyle anlattı:
Ayrıntıları YouTube linkinden izleyebilirsiniz.
İlgili içerikler
Habib Ömer bin Hafiz’den İİKV ziyaretinde iman ve kardeşlik vurgusu
İstanbul İlim ve Kültür Vakfını ziyaret eden Yemenli İslam âlimi Habib Ömer bin Hafiz, imanın güçlendirilmesi, çocukların manevi eğitimi ve Müslümanlar arasındaki kardeşlik üzerine değerlendirmelerde bulundu. Risale-i Nur’dan bölümlerin okunduğu buluşmanın ardından Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesi ziyaret edildi.
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Teşekkür Yazısı
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nu tamamladık. İstanbul’da dünyanın farklı coğrafyalarından gelen âlimleri, akademisyenleri ve Risale-i Nur’a gönül veren dostlarımızı ağırladık.
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’na Gelen Tebrik Telgrafları
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mevlüt Karataş ve Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca’nın 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu münasebetiyle gönderdiği tebrik telgrafları.
Bangladeşli Âlimler: “Medresetü’z-Zehra Örneğini Bangladeş’e Götüreceğiz”
Sempozyum misafirleri heyetler hâlinde İİKV’ye ziyaretlerde bulunuyor. Vakfı ziyaret eden Bangladeşli âlimler, Dakka Üniversitesi’nde bir Risale-i Nur Enstitüsü kurulması teklifiyle geldi.




