İstanbul İlim ve Kültür Vakfı

İlhad fikri ile hastalanmış olanlara Risale-i Nur büyük bir hastane gibi devalar üretiyor

İlhad fikri ile hastalanmış olanlara Risale-i Nur büyük bir hastane gibi devalar üretiyor

Hindistan’ın çeşitli vilayetlerinden gelen alimlerden oluşan bir grupla 15-29 Kasım 2019 tarihleri arasında Risale-i Nur eğitim programı yapıldı.

 İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından tanzim edilen eğitim programı Risale-i Nur Külliyatının arapça mütercimi İhsan Kasım Salihi nezaretinde icra edildi. Katılımcılar iki hafta süren program boyunca Risale-i Nur külliyatından bir çok konunun müzakeresini yapma fırsatı buldular. Eğitim programı sonun da bazı katılımcılar Risale-i Nur ve müellifi Said Nursi hakkındaki intibalarını şu şekilde dile getirdiler;

 Nasiruddin El-Kasmi : Hindistan'ın Racistan vilayetinde Arapça hocası olarak çalışıyorum. Üstad Said Nursi'yi uzun zamandır duymuş ve hakkında bilgi sahibi olmuştum. Lakin eserlerini hiç okumamıştım. Hindistan'da bir arkadaşım yakın bir zamanda bana Risale-i Nur külliyatını hediye etmesi vesilesiyle ilk defa Risale-i Nur'un bazı bölümlerini Türkiye'ye gelmeden önce okudum. 
Allah'ın fazıl ve keremiyle Türkiye'ye gelip bu eğitim programına katılarak Risale-i Nur ve nur talebeleri ile yakından tanışarak neşir çalışmaları, dersler ve daha birçok faaliyetleri yakından müşahede ettim. Cenab-ı Allah her mıntıkaya dinini tecdid edecek alimleri göndermiştir, Türkiye mıntıkasına da dini tecdid görevi Said Nursi'ye verilmiştir. Bediüzzaman Said Nursi bu zamanda Veliyullah Dehlevi, İmam-ı Rabbani gibi müceddid-i dindir. Risale-i Nur Kur'an'ın câmi, şamil ve dakik bir tefsiridir. 
Hindistan'a döndüğümde buradaki Risale-i Nur eğitimi programına benzer "Kur'an'ın Dersi" isminde ders silsilesi hazırlayarak Hintli kardeşlerime bu nurlu hakikatleri anlatacağım.

Muhammed Zübeyir Muhammed: Hindistan'ın Gucurat vilayetinde bir medresede çalışıyorum. Bu eğitim programına katılmadan önce Hindistan'da Lemalar ve Mektubat eserlerini okumuştum, ama birçok meseleyi anlamak da zorlanmıştım. Lakin İstanbul'a gelip bu eğitim programına iştirak ederek hocalarımızın da müzakereleri ile Risale-i Nur'daki meseleleri anlamak benim için kolaylaştı. Risale-i Nur'da ilhad fikrinden neşet eden yaralara şifalar bulduk. Risale-i Nur'ların Hindistan'da neşri için gayret edeceğiz inşallah.

İsmail İbrahim : Hindistan'ın Kerala vilayetinde Menba'ul Envar Üniversitesi'nde fıkıh usulü ve hadis bölümünde hoca olarak çalışıyorum. Kur'an nurundan nebean eden bu nurlu eserlerle tanıştığım için Allah'a ne kadar hamd etsem azdır. Risale-i Nur'da iman zaafiyetinden kaynaklı hastalıklara şifalar vardı. İnkar fikri ile hastalanmış olanlara Risale-i Nur büyük bir hastane gibi devalar üretiyor. Üstad Said Nursi bu hastanedeki mahir bir hekim gibi hastalara Risale-i Nur'dan reçeteler veriyor. Bu program vesilesiyle müşahede ettiğin önemli bir şey şu ki; nur talebeleri Risale i Nur'dan ve üstadları Said Nursi'den aldıkları nasihatları hayatlarında tatbik ederek adeta cisimleşmiş Risale-i Nur'lar olarak iman hakikatlerinin neşrine çalışıyorlar. Nur talebelerinin ihlası ve iman hizmetindeki fedakar halleri beni çok etkiledi. Bu nurlu hakikatlerin kendi medreselerimizde tatbik edilmesi için gayret edeceğiz. Risale-i Nur'ları Kerala'da konuşulan malayalam diline tercüme etmeyi düşünüyorum. Bu tercüme işine Asa-yı Musa eserinden başlayacağım inşallah. 

 Arif Osman Gani: Ahmedabad vilayetinde bir medresede Arapça hocası olarak çalışıyorum. Bizlere bu nurlu programa katılma fırsatı verdiği için Allah'a binler hamd-u senalar olsun. 
Bu program boyunca beni en çok etkileyen ders Risale-i Nur'daki Kur'an tarifi dersi oldu. Kur'an tarifi ile alakalı bir çok kitap okudum ama Said Nursi'nin tarif ettiği gibi bir Kur'an tarifi görmedim. Said Nursi klasik tefsirlerde olmayan bir yöntem ile Kur'an'ı tarif ediyor.

Eğitim programı sonunda katılımcılar sertifikalarını İhsan Kasım Salihi, Dr. Memun Cerrar ve  Said Nursi'nin talebelerinden olan Mehmed Fırıncı Ağabey'in elinden aldılar.

XFacebookWhatsApp
Haberler

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Sonuç Bildirisi

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından 1991 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumlarının on üçüncüsü, “Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” ana temasıyla 4-6 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Sempozyumun açılış ve forum oturumları İstanbul AKM’de, ilmî oturumları Pullman İstanbul Hotel & Convention Center’da yapılmış; dünyanın dört bir yanından araştırmacılar oturumlara çevrimiçi olarak da katılmıştır.

Haberler

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Sonuç Bildirisiyle Sona Erdi

“Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” temasıyla İstanbul’da düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, üç gün süren müzakerelerin ardından sonuç bildirisinin okunmasıyla tamamlandı. 60 ülkeden yüzlerce akademisyen ve araştırmacının çalışmalarının değerlendirildiği sempozyumun sonuç bildirisini, İstinye Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Ali Gündoğdu okudu. Bildiride Bediüzzaman Said Nursî’nin “mana-yı harfî”, “adalet-i mahza”, “müspet hareket”, iktisat ve kanaat anlayışı ile eğitim ve gençliğe ilişkin yaklaşımlarının çağın küresel krizleri karşısında sunduğu imkânlara dikkat çekildi.

Haberler

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun İkinci Gününde Küresel Krizler Masaya Yatırıldı

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından “Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” ana temasıyla düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, ikinci gününde yoğun akademik oturumlarla devam etti. Dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenler; ekolojik yıkımdan yapay zekâ etiğine, ekonomik darboğazlardan aile kurumunun sarsılmasına kadar modern çağın temel problemlerine Risale-i Nur perspektifiyle çözüm aradı.