İstanbul İlim ve Kültür Vakfı

İİKV, 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Gönüllüleriyle Teşekkür Yemeğinde Buluştu

İİKV, 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Gönüllüleriyle Teşekkür Yemeğinde Buluştu

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV), 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun gerçekleştirilmesinde önemli katkılar sunan gönüllülerle teşekkür yemeğinde bir araya geldi. Sempozyumun hazırlık ve uygulama süreçlerinde fedakârca görev alan gönüllülerin katıldığı programda, yapılan hizmetlerin önemi vurgulanırken gönüllülük tecrübesinin kişisel, akademik ve toplumsal gelişime katkıları üzerinde duruldu.

Programda ilk olarak Nur İlim ve Eğitim Vakfı'ndan Sezer Harman, gönüllülere hitaben bir teşekkür konuşması yaptı.

 Sezer Harman: "Görünenle görünmeyen, Allah katında birdir"

Konuşmasında sempozyumun başarısında emeği bulunan herkese teşekkür eden Sezer Harman, organizasyonun yalnızca birkaç günlük bir çalışmanın ürünü olmadığını, bir yılı aşkın süredir devam eden yoğun bir hazırlık sürecinin neticesinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkçe, İngilizce, Arapça ve Rusça birimlerinde hizmet veren vakıf çalışanlarına ve gönüllülere teşekkür etti.

2004 yılından bu yana sempozyumlara katıldığını ve bu organizasyonun görev aldığı altıncı sempozyum olduğunu belirten Harman, 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun hem nitelik hem de stratejik açıdan önceki organizasyonlardan ayrıldığını söyledi.

Yaklaşık 60 farklı ülkeden misafirin katıldığı, yüzlerce tebliğcinin yer aldığı ve ikinci ve üçüncü günlerinde 11 ayrı salonda dört farklı dilde sunumların gerçekleştirildiği sempozyumun, kendilerine adeta "Nur'un bayramını" yaşattığını ifade etti.

Gönüllülerin gösterdiği fedakârlıklara da özel olarak değinen Harman, havalimanında cuma ve cumartesi günleri toplam 15 kişinin görev yaptığını, bazı gönüllülerin geceyi havalimanında geçirdiğini aktardı. Sempozyumun ilk günü vakıf çalışanlarıyla birlikte 100'ü aşkın kişinin görev aldığını, ikinci ve üçüncü günlerde ise oteldeki salon ve stantlarda ortalama 80 kişinin hizmet ettiğini belirtti.

Bazı gönüllülerin sempozyum salonlarına dahi giremeden karşılama, yönlendirme ve organizasyon görevlerini yerine getirdiğini hatırlatan Harman, gönüllülerin işlerinden, ailelerinden ve uykularından fedakârlık ederek hizmet ettiklerini vurguladı.

Konuşmasında ihlas ve niyetin önemine dikkat çeken Harman, hizmette görünenle görünmeyen arasında bir fark bulunmadığını belirterek şu mesajı verdi:

"Salonda tebliğ sunanla kapıda karşılama yapan, çayı demleyen veya organizasyonun görünmeyen bir noktasında görev alan arasında, niyetleri halis olduktan sonra hiçbir fark yoktur. Görünenle görünmeyen, Cenab-ı Hak katında birdir."

Harman, sempozyum vesilesiyle oluşan birlikteliğin devam etmesini temenni ederek gönüllüleri vakfın diğer gönüllülük faaliyetlerine ve medreselerdeki çalışmalara da katılmaya davet etti.

 Prof. Dr. Bayram Özer: "Gönüllülük, karakteri ve toplumsal sorumluluk bilincini geliştirir"

Programda daha sonra 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Düzenleme ve Bilim Kurulu Başkanı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bayram Özer gönüllülük üzerine bir konuşma gerçekleştirdi.

Özer, dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenleri, düşünürleri ve araştırmacıları bir araya getiren büyük bir organizasyonun arkasındaki asıl kahramanlarla buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Farklı ülkelerden onlarca tebliğcinin katıldığı, simultane tercümelerin yapıldığı, çok dilli ve çok oturumlu sempozyumda gönüllülerin gösterdiği gayretin her türlü takdirin üzerinde olduğunu belirten Özer, salonlarda, kulislerde, karşılama ve yönlendirme noktalarında sunulan her katkının organizasyonun başarılı şekilde yürütülmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.

Gönüllülüğün yalnızca bir iş için zaman ayırmak ve istekli olmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Özer, bu kavramın kişinin karakterini, vizyonunu ve toplumsal sorumluluk bilincini inşa eden temel değerlerden biri olduğunu söyledi.

Özer, iş hayatında teknik bilgi ve teorik eğitimin önemli olduğunu ancak kriz anlarında hızlı karar verebilme, farklı kültürlerden insanlarla empati kurarak iletişim kurma, takım çalışmasına uyum sağlama ve karşılık beklemeden hizmet edebilme gibi yetkinliklerin ancak saha tecrübeleriyle kazanılabileceğini belirtti.

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu gibi uluslararası ölçekte bir organizasyonun mutfağında yer almanın, üniversite amfilerinde veya teorik eğitimlerde kazanılamayacak kadar değerli bir tecrübe sunduğunu ifade eden Özer, gönüllülerin bu süreçte farklı diller ve kültürlerle bir arada çalışma, problem çözme, koordinasyon ve organizasyon becerilerini geliştirdiklerini kaydetti.

Gönüllülere hitaben konuşmasını sürdüren Özer, burada sergilenen özveri, sorumluluk bilinci ve güler yüzlü hizmet anlayışının gelecekte hangi alanda çalışırlarsa çalışsınlar kendilerini bir adım öne çıkaracağını belirterek İstanbul İlim ve Kültür Vakfı adına gönüllülere teşekkür etti.

 Said Yüce: "Sosyal bilimleri Mana-yı Harfi ile yeniden okumalıyız"

Programda son olarak konuşan İİKV Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce, sempozyumun gerçekleştirilmesinde gönüllülerin büyük sorumluluk üstlenerek organizasyonun yükünü omuzladıklarını belirtti ve emekleri dolayısıyla kendilerine teşekkür etti.

Gönüllülere geleceğe yönelik tavsiyelerde de bulunan Yüce, özellikle yabancı dil öğrenmenin önemine dikkat çekti. İngilizce ve Arapça başta olmak üzere farklı dillerin öğrenilmesinin, uluslararası alanda iletişim kurabilmek ve hizmetleri daha geniş çevrelere ulaştırabilmek açısından önemli olduğunu belirtti.

Yüce, gönüllülerin kendilerini yalnızca dil alanında değil, psikoloji ve sosyoloji gibi sosyal bilimlerde de geliştirmeleri gerektiğini ifade etti. Bu alanlarda edinilecek bilgi ve birikimin, insanı ve toplumu daha iyi anlamaya katkı sağlayacağını vurguladı.

Ancak psikoloji, sosyoloji ve diğer sosyal bilimlerin yalnızca mevcut teorik yaklaşımlarla ele alınmaması gerektiğine dikkat çeken Yüce, bu bilimlerin Risale-i Nur'un temel kavramlarından olan "Mana-yı Harfi" perspektifiyle yeniden okunması gerektiğini söyledi.

Sosyal bilimlerdeki bilgi ve birikimin bu bakış açısıyla değerlendirilerek yeniden yorumlanmasının ve elde edilen sonuçların insanlara bu anlayışla anlatılmasının önemine işaret etti.

### Gönüllülük ruhunun devam etmesi temennisi

Teşekkür yemeği, 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu vesilesiyle farklı alanlardan bir araya gelen gönüllüler arasındaki tanışma ve dayanışmanın güçlenmesine de vesile oldu.

Konuşmalarda ortak olarak öne çıkan mesaj ise yapılan hizmetin yalnızca bir organizasyonun başarıyla tamamlanmasına katkı sunmadığı, aynı zamanda gönüllülerin kişisel gelişimine, toplumsal sorumluluk bilincine ve ortak hizmet anlayışına da önemli katkılar sağladığı oldu.

İİKV'nin düzenlediği buluşma, sempozyumun gerçekleştirilmesinde emeği geçen gönüllülere teşekkür edilmesi ve bu birliktelik ruhunun gelecekte de sürdürülmesi temennileriyle sona erdi.

XFacebookWhatsApp

Video arşivi

Sempozyumun bütün oturumları YouTube’da

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun açılış, oturum, forum ve gala kayıtları vakfımızın YouTube kanalında. Deşifreler ve altyazılar hazırlanıyor.