
2-11 Kasım 2019 tarihleri arasında İstanbul İlim ve Kültür Vakfının ev sahipliğinde Risale-i Nur Külliyatını arapçaya tercüme eden İhsan Kasım Salihi nezaretinde ve Ürdün'den Dr. Memun Cerrar'ın iştirakiyle Fas 5. Muhammed Üniversitesi öğretim üyeleri ve doktora öğrencileriyle Risale-i Nur eğitim programı yapıldı.
5. Muhammed Üniversitesi Edebiyat ve İnsani İlimler Fakültesinde öğretim üyesi olan Prof.Dr. Elarabi Buselham'ın riyasetinde teşekkül eden 13 kişilik grub ile Risale-i Nur'dan seçilen belli başlı bahisler üzerine müzakereler yapıldı.
Programda seçilen konular Risale-i Nur Külliyatının ana omurgasını oluşturan tevhid, haşir, nübüvvet ve ibadet gibi konuların yanında, asrımız müslümanları tarafından ihmal edilen ve İslam medeniyetini zahiren batı medeniyetinin gerisine düşüren imani ve içtimai konulara da değinildi.
Risale-i Nur'da Kur'an'ın mahiyeti ve Kur'an'ın tarifi konusu müzakere edilen konular arasındaydı. Bediüzzaman Said Nursi'nin yapmış olduğu Kur'an tarifi üslup ve içerik açısından Fas'lı hocalar için yeni bir tarifti, ilk defa böyle bir Kur'an tarifi gördüklerini ifade ettiler. İhsan Kasım Salihi Ağabey müzakere edilen Kur'an tarifi üzerine şunları söyledi: "Kur'an'la yaşamak ve Kur'an'a tutunmak ancak Said Nursi'nin ifade ettiği mana ile olur yani insan her şeyde Kuran'ı ve Kur'an'da her şeyi görmelidir." Bu ifade edilen manaların devamı mahiyetinde ise şunları söyledi: "Müslümanların elinde Kur'an gibi bir hikmet kitabı varken maalesef müslümanlar garbı taklid sebebiyle Kur'an'ı bırakıp bir takım felsefecilerin hikmetine sarılarak en büyük değerlerimizi değersizleştirdiler. Günümüz müslümanları Kur'an'ın sadece şeriat kitabı(kanunlar kitabı) olması kısmına sarf-ı nazar ettiklerinden dolayı Kur'an'ın diğer manalarına gabileştiler. Bu sebeple Kur'an'a hakettiği kıymeti vermediler bundan ötürü perişan haldeler."

Programın kapanış gününde katılımcı misafirler programla ilgili duygu ve düşüncelerini ifade ettiler. Bunlardan bazıları şöyle;
Dr. Idris Bufrahi; " Bu eğitim prpgramı Risale-i Nur'la ilgili katılmış olduğum üçüncü program oldu. Bu program vesilesiyle yeni şeyler öğrendik. Mesela: Kur'an'daki peygamber kıssaları ve o kıssalardaki münacatların o peygamberlere has olduğunu düşünürdük oysaki Said Nursi öyle güzel bir üslup ile izah ediyorki bizi doğrudan doğruya o kıssaların muhatabı yapıyor. Kıssalardaki ibret derslerini günümüze ve şahsi hayatımıza nasıl tatbik edebiliriz onun yöntemini öğretiyor.
Dr. Abdullah Lasiri; " Bu eğitim programı Risale-i Nur'la ilgili katıldığım ikinci program oldu. Bu programda diğer programa nazaran Risale-i Nur'u daha derinlemesine okuma ve mütalaa yapma fırsatımız oldu.
Risale-i Nur insanın ruhuna hitap ediyor, öncelikle insanın kendisini tanımasını sağlıyor. Daha sonra kendini tanıyan insan kâinatı ve kâinatın Hâlık'ını tanıyor. Risale-i Nur'daki bu tedrici öğrenme ameliyesi bana göre çok yeni bir metoddur. Bu Nur Risaleleri getirdiği hüccetler,deliller ve bürhanlar ile mahlukattan mahlukatın Hâlık'ını tanımaya doğru giden bir yöntemi bize öğretiyor. Öğrendiğim bu yöntem ile talebelerime dersler hazırlamayı düşünüyorum.
Dr. Rabi' Şekir; " Bu programı tanzim edenlere çok teşekkür ediyorum. Bu program vesilesiyle Üstad Said Nursi'nin telifatı hakkında çok önemli bilgiler öğrendik. Said Nursi'nin telifatında kullandığı metod Allah ile olan irtibatımızı tecdid ediyor. Said Nursi ilk olarak en dar daire olan nefsimizden başlayarak aile ve yaşadığımız toplum dairesine kadar Allah ile irtibatı tecrit ederek, ıslahın mümkün olacağını bize öğretiyor.
Dr. Mustafa Caadi; " İstanbul İlim ve Kültür Vakfı çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Güler yüzünüzle bize kendi evimizdeymişiz gibi sıcak duygular hissettirdiniz.
Risale-i Nur vesilesi ile bizim alemimiz de yeni ufuklar açıldı. Benim en çok dikkatimi çeken şey Said Nursi bu asrın fehmini iyi idrak ederek telifatını bu minval üzere yapmıştır. Risale-i Nur imani derslerin hayatın her alanında müzakere edilebileceğini bize gösterdi. Mesela restaurantta Risale-i Nur müzakeresi yapıldı. Bu bizim için çok farklı bir yenilik çünkü maalesef biz imani dersleri sadece mescidlere veya medreselere hapsetmişiz. Esma'ül Hüsna ile alakalı Risale-i Nur'dan dersler yapıldığında hayatımda daha önce görmediğim bir bakış açısını gördüm o da şu bizde Esma'ül Hüsna'yı ders olarak talebelere okutuyoruz ama bizim bu derslerde teorik bilgilerin ötesine geçilemiyor, Said Nursi ise diğer bütün imani meselelerde olduğu gibi Esma'ül Hüsna'nın pratik hayattaki tecellileri üzerinden Esma'ül Hüsna talimi yapıyor.
Risale-i Nur eğitim programı Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerinden Mehmed Fırıncı Ağabey ve Risale-i Nur Külliyatının arapça mütercimi İhsan Kasım Salihi, Dr. Memun Cerrar ve Prof.Dr. İshak Özgel'in katıldığı sertifika töreni ile nihayete erdi.

İlgili içerikler
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Sonuç Bildirisi
İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından 1991 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumlarının on üçüncüsü, “Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” ana temasıyla 4-6 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Sempozyumun açılış ve forum oturumları İstanbul AKM’de, ilmî oturumları Pullman İstanbul Hotel & Convention Center’da yapılmış; dünyanın dört bir yanından araştırmacılar oturumlara çevrimiçi olarak da katılmıştır.
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Sonuç Bildirisiyle Sona Erdi
“Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” temasıyla İstanbul’da düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, üç gün süren müzakerelerin ardından sonuç bildirisinin okunmasıyla tamamlandı. 60 ülkeden yüzlerce akademisyen ve araştırmacının çalışmalarının değerlendirildiği sempozyumun sonuç bildirisini, İstinye Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Ali Gündoğdu okudu. Bildiride Bediüzzaman Said Nursî’nin “mana-yı harfî”, “adalet-i mahza”, “müspet hareket”, iktisat ve kanaat anlayışı ile eğitim ve gençliğe ilişkin yaklaşımlarının çağın küresel krizleri karşısında sunduğu imkânlara dikkat çekildi.
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun İkinci Gününde Küresel Krizler Masaya Yatırıldı
İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından “Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” ana temasıyla düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, ikinci gününde yoğun akademik oturumlarla devam etti. Dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenler; ekolojik yıkımdan yapay zekâ etiğine, ekonomik darboğazlardan aile kurumunun sarsılmasına kadar modern çağın temel problemlerine Risale-i Nur perspektifiyle çözüm aradı.
60 Ülkeden Akademisyen ve İslâm Âlimleri İstanbul’da Buluştu
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu “Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” temasıyla başladı




