İstanbul İlim ve Kültür Vakfı

Erbil’den İİKV’ye 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu İçin Tebrik Ziyareti

Erbil Medreseler Derneği heyeti, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nda toplu fotoğrafta

Erbil Medreseler Derneği Başkanı Yunus Hoca ve beraberindeki hocalar, 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu dolayısıyla İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nı (İİKV) ziyaret etti. Görüşmede İslam dünyasında birlik ve beraberlik, Risale-i Nur’un eğitimdeki yeri ve Erbil ile sürdürülecek ilmî iş birliği konuları ele alındı.

Erbil Medreseler Derneği Başkanı Yunus Hoca, Dr. İsmail Surçi, Dr. Hayrulla Kaskani ve Dr. Şahavan Mohammed’den oluşan heyet, 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nu tebrik etmek ve vakıf yetkilileriyle görüşmek üzere İİKV’yi ziyaret etti.

Ziyarette, sempozyumun kendilerinde bıraktığı olumlu intibalar dile getirilirken İslam dünyasında birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi, medrese eğitiminde Risale-i Nur’un yeri ve Erbil ile Türkiye arasındaki ilmî münasebetlerin geliştirilmesi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

Erbil heyetiyle İİKV’de görüşme

“Müslümanların birliğinin çok yakında gerçekleşeceğine kanaat getirdim”

Erbil Medreseler Derneği Başkanı Yunus Hoca, 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun son derece güzel geçtiğini belirterek organizasyonda emeği bulunan herkese teşekkür etti.

Sempozyum öncesinde İttihad-ı İslam’ın gerçekleşmesini uzak bir ihtimal olarak gördüğünü ifade eden Yunus Hoca, sempozyumun ardından Müslümanların birliğinin yakın zamanda gerçekleşeceğine dair kanaatinin güçlendiğini söyledi.

İslam dünyasının birliği, ortak manevi değerlerle mümkün

İİKV Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce de ziyarette yaptığı konuşmada, Erbil’e daha önce birçok defa geldiklerini ve yeniden ziyaret etmeyi arzu ettiklerini ifade etti.

Müslüman toplumlar arasındaki birlik ve beraberliğin önemine dikkat çeken Said Yüce, aradaki küçük ihtilaflardan ziyade insanları birbirine bağlayan manevi rabıtalara odaklanılması gerektiğini belirtti. Arap, Türk ve Kürt toplumlarının ortak manevi değerler etrafında gerçek anlamda birlik ve beraberlik sağlayabileceğini dile getirdi.

Konuşmasında Peygamber Efendimizin (sav) Müslümanlar arasındaki sevgi ve kardeşliği teşvik eden şu hadis-i şerifini de hatırlattı:

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şeyi size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız.” (Müslim, Îmân, 93-94)

Medrese eğitiminde marifetullah vurgusu

Said Yüce, medrese eğitiminde okutulan klasik ilimlerin önemini kabul etmekle birlikte, bu ilimlerin marifetullah bilgisiyle desteklenmesinin gerekliliğine dikkat çekti.

İlim öğrenmenin asıl hedeflerinden birinin Allah’ı tanımaya vesile olmak olduğunu belirten Yüce, klasik medrese müfredatının yanında Risale-i Nur Külliyatı’nın da okutulmasının önemini vurguladı. Risale-i Nur’un, kâinattaki deliller üzerinden marifetullah hakikatlerini ele aldığını ifade ederek aklî ilimlerin de Risale-i Nur’un bakış açısıyla okutulmasının bu hedefe katkı sağlayacağını dile getirdi.

Risale-i Nur eserlerinin neşrinde gayretli öğretmenlere ihtiyaç bulunduğunu da belirten Said Yüce, öğretmenlerin bulundukları bölgelerde bu eserlerin tanıtılması ve yaygınlaştırılması konusunda önemli bir vazife üstlenebileceklerini söyledi.

Risale-i Nur’un akademik çalışmalardaki yeri

Doktorasını Erciyes Üniversitesi’nde yapan Dr. Şahavan Mohammed ise Irak’ta Risale-i Nur’un akademik çalışmalara konu edilmesinin kolaylıkla mümkün olduğunu ve eserlerden hutbelerde de istifade edildiğini ifade etti.

Medresetü’z-Zehra’nın hedefi Risale-i Nur’un okutulmasıyla yaşatılabilir

Ziyaret sırasında Medresetü’z-Zehra hakkında yöneltilen bir soruyu cevaplayan Said Yüce, Bediüzzaman Said Nursî’nin Medresetü’z-Zehra’nın kurulması için hayatı boyunca birçok teşebbüste bulunduğunu, ancak bu projenin kendisinin hayatında gerçekleştirilemediğini belirtti.

İleride Medresetü’z-Zehra’nın fiziki olarak da kurulmasını temenni ettiklerini ifade eden Yüce, bu projenin temel hedefinin Risale-i Nur’un okutulması ve onun eğitim anlayışının yaşatılmasıyla da gerçekleştirilebileceğini dile getirdi.

Erbil ile ilmî münasebetler devam edecek

Erbilli hocalar, İİKV’nin Erbil ile olan ilmî irtibatını sürdürmesini arzu ettiklerini belirterek Irak’ta, özellikle Erbil’de, daha fazla çalıştay, seminer ve sempozyum düzenlenmesi yönündeki taleplerini dile getirdiler.

Ziyaretin sonunda heyet, Bediüzzaman Kütüphanesi’ni ve vakfın arşivini gezerek incelemelerde bulundu.

Ziyaret, Türkiye ile Irak arasındaki ilmî ve kültürel münasebetlerin geliştirilmesi ve Risale-i Nur etrafındaki ortak çalışmaların sürdürülmesi temennileriyle sona erdi.

XFacebookWhatsApp
Haberler

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Sonuç Bildirisi

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından 1991 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumlarının on üçüncüsü, “Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” ana temasıyla 4-6 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Sempozyumun açılış ve forum oturumları İstanbul AKM’de, ilmî oturumları Pullman İstanbul Hotel & Convention Center’da yapılmış; dünyanın dört bir yanından araştırmacılar oturumlara çevrimiçi olarak da katılmıştır.

Haberler

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Sonuç Bildirisiyle Sona Erdi

“Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” temasıyla İstanbul’da düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, üç gün süren müzakerelerin ardından sonuç bildirisinin okunmasıyla tamamlandı. 60 ülkeden yüzlerce akademisyen ve araştırmacının çalışmalarının değerlendirildiği sempozyumun sonuç bildirisini, İstinye Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Ali Gündoğdu okudu. Bildiride Bediüzzaman Said Nursî’nin “mana-yı harfî”, “adalet-i mahza”, “müspet hareket”, iktisat ve kanaat anlayışı ile eğitim ve gençliğe ilişkin yaklaşımlarının çağın küresel krizleri karşısında sunduğu imkânlara dikkat çekildi.

Haberler

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun İkinci Gününde Küresel Krizler Masaya Yatırıldı

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından “Küresel Krizlere Kur’ânî Çözümler” ana temasıyla düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, ikinci gününde yoğun akademik oturumlarla devam etti. Dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenler; ekolojik yıkımdan yapay zekâ etiğine, ekonomik darboğazlardan aile kurumunun sarsılmasına kadar modern çağın temel problemlerine Risale-i Nur perspektifiyle çözüm aradı.