
10 Mart Perşembe günü İİKV Mütevelli Heyeti BaşkanıSaid Yüce'nin açılış konuşması ile başlayan program; Tuğba Türkoğlu'nun okuduğu 23. Söz, Dr. Mohamed Hedi Ouannes 'nin okuduğu 1. Söz, Prof. Dr. İshak Özgel'in Tevhid meselelerini anlatması ile devam etti. İshak Özgel hocamız, dersinde 25. Söz'ün başından Kur'an'ın tarifine dair bir kısım okudu.
"Kur’an nedir? Tarifi nasıldır?
Elcevap: On Dokuzuncu Söz’de beyan edildiği ve sair Sözlerde ispat edildiği gibi:
KUR’AN
Şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi.
Ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi.
Ve şu âlem-i gayb ve şehadet kitabının müfessiri.
Ve zeminde ve gökte gizli esma-i İlahiyenin manevî hazinelerinin keşşafı.
Ve sutûr-u hâdisatın altında muzmer hakaikin miftahı.
Ve âlem-i şehadette âlem-i gaybın lisanı.
Ve şu âlem-i şehadet perdesi arkasında olan âlem-i gayb cihetinden gelen iltifatat-ı ebediye-i Rahmaniye ve hitabat-ı ezeliye-i Sübhaniyenin hazinesi.
Ve şu İslâmiyet âlem-i manevîsinin güneşi, temeli, hendesesi.
Ve avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası.
Ve zat ve sıfât ve esma ve şuun-u İlahiyenin kavl-i şârihi, tefsir-i vâzıhı, bürhan-ı kātı’ı, tercüman-ı sâtıı.
Ve şu âlem-i insaniyetin mürebbisi.
Ve insaniyet-i kübra olan İslâmiyet’in mâ ve ziyası.
Ve nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi.
Ve insaniyeti saadete sevk eden hakiki mürşidi ve hâdîsi.
Ve insana hem bir kitab-ı şeriat
hem bir kitab-ı dua
hem bir kitab-ı hikmet
hem bir kitab-ı ubudiyet
hem bir kitab-ı emir ve davet
hem bir kitab-ı zikir
hem bir kitab-ı fikir
hem bütün insanın bütün hâcat-ı maneviyesine merci olacak çok kitapları tazammun eden tek, câmi’ bir kitab-ı mukaddestir.
Hem bütün evliya ve sıddıkîn ve urefa ve muhakkikînin muhtelif meşreplerine ve ayrı ayrı mesleklerine, her birindeki meşrebin mezâkına lâyık ve o meşrebi tenvir edecek ve her bir mesleğin mesâkına muvafık ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütüphane hükmünde bir kitab-ı semavîdir."
Okuduğu bu bölümü şerh etmesinin ardından İshak Özgel şunları da ekledi "Kur'an'ın yüzde 90’ı tefekkürdür sadece yüzde 10’u hükümlere bakan ayetlerdir. Özellikle bu dönemdeki ümmet Kur'an'ı çok bilmiyor, hep ahkamdan ibaret görüyorlar."
Dersin sonuna doğru karşılıklı soru cevap faslına geçildi.
Bu 6 günlük programımızda misafirlerimiz hem Risale-i Nur eğitimi aldılar, hem İstanbul'un çeşitli tarihi mekanlarını gördüler. Akşamları yapılan hanım dersleri, medrese gezileri ve kişisel okuma saatleri ile yoğun bir program gerçekleştirildi. Misafirlerimiz, tecrübe ettikleri kültürel etkileşimden çok memnun kaldıklarını belirttiler. Programın son gününü Boğaz turu, ardından Dilruba' da yaptığımız sertifika programı ile tamamladık.
Misafirlerimizden Gontor Üniversitesi Usulüddin Fakültesi Dekanı Syamsul Hadi Untung, “Bu programı yalnızca ilahiyat öğrencileri ile yapmadık. Burada farklı birçok bölümden öğrencimiz var. Doktoralarını Risale-i Nur üzerine yapmaları için teşvik ediyoruz. Üniversitemiz her yıl İİKV ile bu şekilde Risale-i Nur eğitimi almak üzerine öğrenci göndermek istiyor.” dedi. Karşılıklı hediyeler verildi ve tekrar bir program düzenlemek üzere vedalaşıldı.




İlgili içerikler
Habib Ömer bin Hafiz’den İİKV ziyaretinde iman ve kardeşlik vurgusu
İstanbul İlim ve Kültür Vakfını ziyaret eden Yemenli İslam âlimi Habib Ömer bin Hafiz, imanın güçlendirilmesi, çocukların manevi eğitimi ve Müslümanlar arasındaki kardeşlik üzerine değerlendirmelerde bulundu. Risale-i Nur’dan bölümlerin okunduğu buluşmanın ardından Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesi ziyaret edildi.
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu Teşekkür Yazısı
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nu tamamladık. İstanbul’da dünyanın farklı coğrafyalarından gelen âlimleri, akademisyenleri ve Risale-i Nur’a gönül veren dostlarımızı ağırladık.
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’na Gelen Tebrik Telgrafları
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mevlüt Karataş ve Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca’nın 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu münasebetiyle gönderdiği tebrik telgrafları.
Bangladeşli Âlimler: “Medresetü’z-Zehra Örneğini Bangladeş’e Götüreceğiz”
Sempozyum misafirleri heyetler hâlinde İİKV’ye ziyaretlerde bulunuyor. Vakfı ziyaret eden Bangladeşli âlimler, Dakka Üniversitesi’nde bir Risale-i Nur Enstitüsü kurulması teklifiyle geldi.




