
İstanbul İlim ve Kültür Vakfında (İİKV), 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun sonuçları, uluslararası yansımaları ve gelecek dönem hedefleri mütevelli heyetiyle paylaşıldı. Toplantıda sempozyumun İslam dünyasında uhuvvet ve muhabbetin güçlenmesine, Risale-i Nur’un akademik alanda tanınmasına ve vakfın kurumsal çalışmalarının gelişmesine sağladığı katkılar öne çıktı.
Toplantıda ayrıca sempozyum tecrübesinden hareketle yeni projelerin geliştirilmesi, uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi, gençlerin akademik ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve vakfın kurumsal çalışmalarının sürdürülebilir hâle getirilmesi üzerinde duruldu.
Sempozyumun başarı stratejileri ve genel sonuçları değerlendirildi
Ünal Akyüz, 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun başarı stratejileri ve genel sonuçları hakkında bilgi verdi. Yapay zekâ, aile, sanat, savaşlar ve ekonomi gibi güncel konuların sempozyuma ilgiyi artırdığını, özellikle yapay zekâ forumlarının yoğun rağbet gördüğünü belirtti.
Sempozyumun başarısında mütevelli heyetinin desteği ve vakıf çalışanlarına duyduğu güvenin yanı sıra farklı cemaatler ve kardeş vakıflarla kurulan güçlü iletişimin, Batılı akademisyenler ve Arapça İlmî Heyet ile yürütülen istişarelerin, devlet ve siyaset kurumlarıyla kurulan sağlıklı ilişkilerin etkili olduğunu vurguladı. Kalyon, PGM ve vakfın iş birliği çevresiyle yürütülen profesyonel çalışmaların, akademik koordinasyon heyetinin yetkinliğinin, gönüllülerin katkısının ve Vakıf Başkanı Said Yüce’nin birleştirici, motive edici liderliğinin de başarıda önemli rol oynadığını ifade etti.
Sempozyumun genel kazanımlarına değinen Akyüz, organizasyonun İslam âlemi ve Nur talebeleri arasındaki ittihat ve muhabbeti güçlendirdiğini, İİKV’nin akademik ve uluslararası alandaki misyonunu pekiştirdiğini belirtti. Ayrıca Bediüzzaman Said Nursî ve Risale-i Nur’un Türkiye’de ve dünyada yeniden gündeme gelmesine, İslam âlemine yönelik mesajlarının daha geniş çevrelerde karşılık bulmasına katkı sağladığını kaydetti.
Gelecek döneme ilişkin hedefleri de paylaşan Akyüz; sempozyumların küresel bir platform olarak geliştirilmesi, üniversitelerle akademik iş birliklerinin artırılması ve vakfın uluslararası çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu doğrultuda İİKV’nin fiziki kapasitesinin genişletilmesinin, İngilizce biriminin yeniden kurulmasının ve Arapça biriminin büyütülmesinin önemine dikkat çekti.
Mustafa Tuna ise sempozyum çalışmalarına internet sitesinin İngilizceye çevrilmesiyle dâhil olduğunu anlattı. İngilizce tebliğlerin ağırlıklı olarak Endonezya, Bangladeş ve Pakistan gibi İslam ülkelerinden geldiğini belirten Tuna, önceden kurulan iş birliklerinin ve sürdürülen ilişkilerin sempozyumun başarısına önemli katkı sağladığını vurguladı.
Batı dünyasından katılımın artırılması gerektiğine dikkat çeken Tuna, Batı'nın yalnızca gayrimüslim çevrelerden ibaret görülmemesi gerektiğini, bu coğrafyalarda önemli İslami cemaatlerin bulunduğunu ifade etti. Bu topluluklara ulaşmak için profesyonel çalışmaların sürdürülmesinin önemine değindi.
Gelecek sempozyumlarda önemli ilim insanlarının katılımını sağlamak için davetlerin en az bir yıl önceden yapılmasını öneren Tuna, akademik tebliğlerin yanı sıra atölye çalışmaları gibi uygulamalı programlara da yer verilmesinin faydalı olacağını dile getirdi.
Arapça tebliğler ve uluslararası diplomatik katılım
Abdurrahman Seyitoğlu, Arapça biriminin çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerinde, Arapça tebliğlerin yalnızca Arap ülkelerinden gelmediğini; Pakistan, Endonezya, İspanya ve İsviçre gibi farklı ülkelerden de başvurular yapıldığını belirtti.
Arapça olarak yaklaşık 400 tebliğ geldiğini aktaran Seyitoğlu, Türkiye, Irak, Suriye ve Mısır'dan gelen tebliğlerin önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Sempozyum kapsamında 118 tebliğin sunulduğunu belirten Seyitoğlu, yüz yüze ve çevrim içi oturumların gerçekleştirildiğini kaydetti.
Sempozyumun diplomatik çevrelerden de ilgi gördüğünü vurgulayan Seyitoğlu; Suriye Evkaf Bakanı, Fas'ın eski başbakanı ve çeşitli üniversitelerin rektörleri gibi önemli isimlerin programa katıldığını söyledi. Suriye Evkaf Bakanı'nın sempozyumun sonuçlarını Suriye'de paylaşacağını ve Risale-i Nur'un Suriye'de basılması için elinden gelen gayreti göstereceğini ifade ettiğini aktardı.
Sempozyumun Arap medyasında da geniş yer bulduğunu belirten Seyitoğlu, El-Cezire gibi köklü haber kuruluşlarının da aralarında bulunduğu çeşitli mecralarda haberlerin yayımlandığını dile getirdi.
Sempozyumun medya görünürlüğü milyonlara ulaştı
Hulusi Oflaz, sempozyumun medya ve tanıtım çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaştı. Türkçe, Arapça ve İngilizce olmak üzere üç dilde ortak bir kurumsal dil ve görsel kimlik kullanıldığını belirten Oflaz, tanıtım çalışmalarının İstanbul'un farklı noktalarına taşındığını ifade etti.
Marmaray, tramvay ve hızlı tren hatlarında gerçekleştirilen reklam çalışmalarının sempozyumdan bir ay sonra da devam ettiğini aktaran Oflaz, Dursun Ali Erzincanlı, Serdar Tuncer, Ömer Demirağ ve İhsan Şenocak gibi isimlerin sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımların görünürlüğe katkı sağladığını söyledi.
Sempozyum içeriklerinin toplam izlenme sayısının 5 milyona ulaştığını belirten Oflaz, 58 farklı internet sitesinde 104 haber yayımlandığını ifade etti. Sempozyumun daha fazla mecrada tanıtılması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.
İİKV'den yeni projelere destek mesajı
Veysel Bakgör, vakıf çalışanlarına ve proje ekiplerine hitaben yaptığı konuşmada, yeni projelerin geliştirilmesini teşvik ederek maddi destek konusunda hazır olduklarını ifade etti. Aynı hedef ve amaç etrafında bir araya gelen ekibin kardeşlik anlayışıyla hareket ettiğini vurgulayan Bakgör, çalışanların vakfın geleceğinde önemli sorumluluklar üstlenebileceğini belirtti.
Sempozyumun yalnızca akademik bir organizasyon olmadığını, aynı zamanda uzun yıllardır hizmetlerde bulunan Nur talebelerini bir araya getiren önemli bir buluşma niteliği taşıdığını ifade eden Bakgör, bu çalışmaların devam ettirilmesi gerektiğini söyledi. Sempozyumun muhabbeti, enerjiyi ve uhuvveti güçlendirdiğine dikkat çekerek ulusal ve uluslararası çalışmaların ayrı programlar hâlinde yürütülmesinin değerlendirilebileceğini dile getirdi.
Bakgör ayrıca, geçmişte hizmetlerde aktif görev almış isimlerin yeniden çalışmalara kazandırılmasının ve Endonezya gibi ülkelerde bölgesel sempozyumlar düzenlenmesinin faydalı olabileceğini ifade etti.
Gönüllülerin emeği ve gençlerin gelişimi
Bayram Özer, sempozyumun başarıyla tamamlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek gönüllü ekibin profesyonel çalışmasına dikkat çekti. Uluslararası bir organizasyonda görev alan gönüllülere katılım belgeleri verilmesini öneren Özer, bu belgelerin gençlerin özgeçmişlerine katkı sağlayacağını belirtti. Gönüllülerin organizasyon süreçlerine dâhil edilme biçiminin akademik bir çalışmayla incelenmesi ve sistematik bir modele dönüştürülmesi fikrini de gündeme getirdi.
Medine Okur, gönüllülerin organizasyondaki görev dağılımı ve çalışma süreçleri hakkında bilgi verdi. Gençlerden sempozyumun profesyonel organizasyon yapısına ilişkin olumlu geri dönüşler alındığını aktaran Okur, bazı gençlerin İİKV'yi “Beni anlayan bir kurum” şeklinde tanımladığını ifade etti.
Sempozyumun medya ekibinde görev alan Zehranur Sarıoğlu, organizasyonun bir parçası olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçenlere teşekkür etti. Rüvaydanur Şafaklar da katkı sunan herkese teşekkür ederek İİKV'nin İngilizce biriminde çalışmalarını yapacağını ifade etti.
Rıfat Fidan ise mütevelli heyetinin gayretlerine teşekkür ederek sempozyumun başarılı ve sorunsuz bir şekilde tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Fidan, “Genç İcra” çalışmasıyla gençlerin hem akademik hem de kariyer gelişimlerinin desteklenmesinin önemini vurguladı.
Risale-i Nur'un akademik dünyayla buluşması için yeni adımlar
Mehmet Ali Gündoğdu, sempozyumun iki önemli kazanımına dikkat çekti. Bunlardan ilkinin İslam dünyasında uhuvvet ve muhabbetin güçlenmesine katkı sağlamak, ikincisinin ise Risale-i Nur'un akademik dünyada daha fazla tanınması için önemli bir adım atmak olduğunu ifade etti.
Gündoğdu, bu hedef doğrultusunda Yıldız Teknik Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi, Bitlis Eren Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi gibi yükseköğretim kurumlarıyla iş birlikleri geliştirilmesini önerdi. İİKV ile üniversiteler arasında kurulacak akademik ortaklıkların, Risale-i Nur üzerine yapılacak araştırmalara ve çalışmaların kurumsal bir zeminde ilerlemesine katkı sağlayacağını belirtti.
Said Yüce de sempozyumun ardından yeni hedefler belirlenmesi ve elde edilen kazanımların daha ileriye taşınması gerektiğini vurguladı. Sempozyumun Nur talebeleri arasındaki ittihada katkı sağladığını, farklı kesimler arasında yaşanan ihtilafların aşılmasına vesile olduğunu ifade etti.
Devlet erkânının sempozyuma gösterdiği ilginin ön yargıların aşılmasına katkı sağladığını belirten Yüce, İİKV'nin kurumsal kimliğinin güçlendirilmesi ve çalışmalarının sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini söyledi. Batı dünyasında Risale-i Nur'un daha geniş çevrelere ulaştırılması ve okutulmasına yönelik özel projeler geliştirilmesinin önemine de dikkat çekti.
Sempozyum, İslam dünyasında kardeşlik ve birlik duygusunu güçlendirdi
Tarık Sağlam, sempozyumu farklı ülkelerden insanların samimi bir ortamda bir araya geldiği, İttihad-ı İslam düşüncesini hatırlatan önemli bir buluşma olarak değerlendirdi.
Sempozyum sonrasında vakfımızı ziyarete eden Erbil'den Dr. Yusuf'un sözlerini aktaran Sağlam, Dr. Yusuf'un sempozyumdan önce İttihad-ı İslam'ı imkânsız gördüğünü, ancak organizasyonda oluşan samimi ortamı gördükten sonra bunun yakın bir gelecekte gerçekleşebileceğine dair inancının güçlendiğini ifade ettiğini belirtti.
Zübeyir Birgeoğlu, sempozyumun hazırlanmasında görev alan herkesin özveriyle ve benlik duygusundan uzak bir şekilde çalıştığını vurgulayarak emeği geçenlere teşekkür etti. Aynı şevk ve kararlılıkla çalışmalara devam edilmesi gerektiğini belirten Birgeoğlu, bir sonraki sempozyuma yönelik beklentilerin daha yüksek olacağına dikkat çekti.
Gelecek dönem için yeni hedefler
Toplantıda söz alan isimler, sempozyumun elde ettiği kazanımların kalıcı hâle getirilmesi ve yeni projelerle desteklenmesi gerektiği konusunda görüşlerini paylaştı. Zahid Koçbay, İİKV'nin Nur talebeleri arasında uluslararası sempozyumlar düzenleyen bir kurum olarak tanındığını belirterek benzer çalışmaların yurt içinde de etkili bir şekilde yürütülmesini önerdi.
Değerlendirmelerde ulusal ve uluslararası organizasyonların ayrı programlar çerçevesinde ele alınması, Batı dünyasına yönelik çalışmaların artırılması, farklı ülkelerde bölgesel sempozyumlar düzenlenmesi, üniversitelerle akademik iş birliklerinin geliştirilmesi ve gençlerin yetiştirilmesine yönelik projelerin güçlendirilmesi öne çıktı.
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun ardından gerçekleştirilen bu değerlendirme toplantısı, sempozyumun yalnızca ilmî bir buluşma olmadığını; aynı zamanda kardeşlik bağlarını güçlendiren, farklı coğrafyalar arasında iletişim kuran ve Risale-i Nur'un akademik dünyada daha geniş bir zeminde ele alınmasına imkân hazırlayan önemli bir çalışma olduğunu ortaya koydu. Toplantıda paylaşılan görüşler, elde edilen kazanımların yeni projelerle geliştirilmesi ve İİKV'nin ulusal ve uluslararası alandaki çalışmalarının kararlılıkla sürdürülmesi yönündeki ortak iradeyi yansıttı.














İlgili içerikler
3. Forum: Kur’an ve Sünnet Ekseninde Modern Çağın Sosyal Meselelerine Çözümler
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, 6 Ekim 2026, Pullman Ana Salon. Konuşma dili: Türkçe, İngilizce, Arapça. Oturumun video kaydı ve deşifre çalışma metinleri.
57. Oturum: İnsan Medeniyetinin İnşasında Kur’anî Ahlak
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, 6 Ekim 2026, Yakut 3. Konuşma dili: Arapça. Oturumun video kaydı ve deşifre çalışma metinleri.
56. Oturum: Kur’an-ı Kerim Perspektifinden Toplumsal Çözümler
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, 6 Ekim 2026, Yakut 2. Konuşma dili: Arapça. Oturumun video kaydı ve deşifre çalışma metinleri.
55. Oturum: Kur’an-ı Kerim’de Hilafet Görevi ve Bunun Gerçekleştirilme Yolları
13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, 6 Ekim 2026, Yakut 1. Konuşma dili: Arapça, İngilizce. Oturumun video kaydı ve deşifre çalışma metinleri.




