Tarihi Roma Şehrinde Risale-i Nur Lansmanı Gerçekleşti
İstanbul İlim ve Kültür Vakfı Başkanı Said Yüce, tarihi Roma şehrinde düzenlenen uluslararası bir etkinlikte konuştu. Etkinlikte, Bediüzzaman Said Nursi’nin eserlerinden üç önemli kitabın, Splendori (Lemalar), Mesnevi de Luce (Mesnevi-i Nuriye) ve La Verga di Mosè (Asa-yı Musa) İtalyanca çevirilerinin tanıtımı yapıldı. Kitaplar, Gabriele Tecchiato’nun çevirisiyle Rejhan yayınevi tarafından yayınlandı.
Yüce, konuşmasında insanlığın yaşadığı krizlere değinerek, seküler ve materyalist anlayışların etkisiyle insanlığın Yaratıcı’dan uzaklaştığını, bunun da hem bireysel hem toplumsal pek çok soruna yol açtığını vurguladı. Bediüzzaman’ın, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Muhammed’in öğretilerinden ilham alarak, bu sorunlara çözüm sunduğunu belirtti.
Said Yüce, “Son yüzyıllarda insanlık hem maddi hem manevi krizler yaşamaktadır. Maddi bombalar insanın kısa hayatını sona erdirirken, manevi bombalar ebedi hayatını yok etmektedir. Bu nedenle, dindar Müslümanlar ve Hristiyanlar olarak inançsızlık ve ahlaki çöküşe karşı iş birliği yapmamız gerekiyor,” dedi.
60’dan fazla dile çevrilen Said Nursi’nin eserlerinin, sadece Müslümanlar için değil, tüm insanlık için rehberlik edebileceğini ifade eden Yüce, İtalyanca çevirilerin İtalyan halkı tarafından da büyük ilgi göreceğine inandığını söyledi.
“Bu eserlerde insanın yaratılışındaki hikmet ve gayeler detaylı bir şekilde anlatılıyor. Bir kişinin bile imanının kurtulması, yeryüzündeki her şeyden kıymetlidir,” diyen Yüce, eserlerin insanlığın sorunlarına ışık tutacağını umduğunu belirtti.
Tanıtım etkinliği, Roma’da çeşitli ülkelerden katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti.
İtalyan müslüman Hamza Piccardo:
“Bediüzzaman Said Nursi'nin manevi ve kültürel mirasına dair beni etkileyen pek çok şey var, aralarında iletişimin derinliği ve özgünlüğü de var.
Bir insan olarak Said Nursi, kederli fakat laik vahşetin bir anında asla ehlileştirilememiş bir tanıktı Zor zamanlarda müminin kanının her iki taraftan da döküleceğinin çok iyi bilincinde olarak, şiddetli bir tepkinin cazibesine kapılmasına asla izin vermedi.”
Risale-i Nur’ları İtalyanca’ya tercüme eden
Gabriele Tecchiato: Nursi, şiddete karşı bilgiyle mücade etti.
“Üstad Bediüzzaman, dini savunmaktan asla vazgeçmeyen bir gücün canlı örneğidir. Çok az insan onun kadar acı çekerek hakikate tanık olmuştur. Ve İslam tarihinde çok az insan, Üstad Bediüzzaman gibi Hz. Muhammed (sav)'in hayat tarzına tam anlamıyla bağlı kalmıştır. Risale-i Nur, iman yoluyla sonsuzluğa ulaşmak isteyen her insan için bir rehber ve insanın nihai kaderinin evrensel bir yansımasıdır.
Risale-i Nur, her Müslümanın zulme karşı bayrağıdır. Şiddete değil, zulme karşı inanç ve bilgiyle mücadeleye çağrı yapan bir bayraktır.
Asa-yi Musa, bu bayrağın âsasıdır. Her Müslümanın ortak manevi mirasıdır ve Asa-yi Musa'yı her türlü zulme karşı tutmak her Müslümanın hakkıdır.”
Prof.Dr Serena Forni :
“Said Nursi’nin sözleri insanlığa ders niteliğindedir.”
Roma’da Türk tarihi Profesörü Dr. Serena Forni İtalyanca’ya tercüme edilen Risale-i Nur’ların tanıtım toplantısında şöyle konuştu:
“İslam evrensel misyonu olan bir dindir. Bir İslam düşünürü Nursi’nin eserleri sadece Müslümanlara değil, tüm insanlara hitap eder.
Said Nursi'nin sözleri insanlığa ders niteliğindedir.
Türkiye'nin bugün bize sunduğu İslam örneği bir model olabilir. Hiç şüphesiz bu modelin temelinde Bediüzzaman Said Nursi'nin öğretisi bulunmaktadır.”
Roma İslam Kültür Merkezi Başkanı Dr. Nadir Akkad :
Said Nursi eserlerini okuyanların yolunu aydınlatan hikmetli bir mücedditdi.
“Nursi, bilge bir Müslüman çok değerli bir müceddiddi ve hem yazılı eserleriyle hem de ahlaki davranışlarıyla, kendisini tanıyanların ve eserlerini okuyan herkesin yolunu aydınlatan hikmetli bir Müslüman olmayı başardı. Gençliğimizde onun iman ile bilimi birleştiren şu sözlerini ezberlemiştik.
Kalbin nuru imandır, aklın nuru ilimdir. Bunlar birleşince hakikat ortaya çıkar, böylece talebenin hırsı her iki kanatta da beslenir ve yükselir. Ama kanatlar ayrıldığında o zaman birinden taassup ve cehalet diğerinden şüphe ve inkar çıkar.
Temennimiz; Said Nursi'nin bu nuru, tüm insanlığın yolunu aydınlatmaya devam etmesidir.”