Fırıncı abi'den Dersler/Hatıralar (28. Mektub / Beşinci Risale Olan Beşinci Mes'ele -Şükür Risalesi )
28:25. dakikadan itibaren hatıratı izleyebilirsiniz.
”Muallim Celal Bey ile görüşme Isparta’ya gidiş ve Ankara’ya gönderişi”
Herhalde 1955’in sonu veya 1956’nın başlarında Isparta’ya gitmiştim. Tabi Hazreti Üstat’tan uzak durmaya dayanamıyoruz. Risaleleri okuyunca insanda Hazreti Üstadımızı görmek, ziyaret etmek için çok şiddetli bir arzu uyanıyor. Elini öpmek, kalben, ruhen, aklen, fikren, gözle görerek bir daha görüşmek için çeşitli vesileler bulup gidiyorduk.
Bir defa öyle gittiğimde Hazreti Üstad çok memnun oldu. “Tam zamanında geldin. Ben Ceylan’ı Ankara’ya gönderecektim. Sen geldin güzel oldu. Ceylan’ın yerine seni gönderiyorum” dedi.
Ben de, Üstad dedikten sonra her şey bir tarafa, kabul ettim. Oradaki dostlara; hatırladığım kadarıyla Diyanet Tetkik Azalarına ve Hulusi Bitlisi Aktürk diye meşhur bir avukata -Üstadın Van’dan talebesi imiş- ve bazı mühim milletvekillerine, on iki veya on üç tane mektup yazdırdı. Birkaç cümle söylüyor Ceylan Abi yazıyordu.
Beni Ankara’ya gönderdiler ama ben de Ankara’ya ilk defa gidiyorum. Hiç bilmiyorum. Evvela irtibat kuracağım yer, bir yurdun adresi. (O zaman Ahmet Atak siyasal bilgilerde okuyor). Sonradan Ahmet Ziya Hatipoğlu’nu bulacağım, o beni Atıf Ural ile buluşturacak ve bu işleri onunla yapacağız. -Atıf Ural Allah rahmet etsin. Ahmet Ziya Hatipoğlu herhalde hayatta tahmin ediyorum. Allah ona sonsuz rahmet, inayet ihsan etsin.-
Neticede Ankara’ya gittik. O yurdu buldum. Akşama doğru Ahmet Bey geldi. Durumu anlattım. Beni Cebeci’de iki odalı bir gecekonduda oturan Atıf Ural’ın yanına götürdü. Biraz sohbet ettik. O akşam ben orada kaldım. Ahmet Bey yurda döndü. Ertesi gün o mektupların bazılarını muhataplarına, bilhassa Diyanet’tekilere, beraber götürdük. Hulusi Bitlisi Aktürk’ü ziyaret ettik. Muallim Celal Bey’i de ziyaret ettik. Kendisi çok alim bir zat, Risale-i Nur’dan çok büyük istifade etmiş. Elinde hatt-ı Kur’an ile yazılmış Sözler vardı. “Ben sayfaya baktığımda her bir harfin çengelinde bir kandil atfını görüyorum. Bu kadar manevi feyzi, bu kadar büyük bir lutf-u keremi bu eserlerle Hazreti Bediüzzaman yazmış. Ben İstanbul’da yaşarken, Osmanlı döneminde bir cereyan çıktı “Biz İslamiyet’e, dine sarıldık, bu yüzden geri kaldık. Avrupa dini terk etti, terakki etti. Biz de dini bırakırsak terakki ederiz.” diyen Abdullah Cevdet, Celal Nuri gibi bazı önde gelenlere mukabil Hazreti Üstad, Mehmet Akif, Babanzâde Naim Bey, Said Halim Paşa, Eşref Edip Bey, Sebilürreşad, Sırat-ı Müstakim İslam’ın terakkiye nasıl ehemmiyet verdiğini savundular. Aralarında müthiş bir fikir çarpışması oluyordu” dedi.
Muallim Celal Bey, o zaman Abdullah Cevdet tarafınaydı ve üç defa Bakırköy Akıl Hastanesi’nde yatmış. Nasılsa biraz iyileşip Ankara’da öğretmen olarak vazife gördüğü sırada Risale-i Nurlar eline geçmiş. Onun için Risale-i Nurlara böyle müthiş bir aşk ve muhabbetle bağlanmış. O zatı gördükten sonra ben de hakikaten Risale-i Nur’un nasıl Kur’ani muazzam hakikatler manzumesi olduğunu anlamıştım. Onun bu şekilde anlatması beni büyük tesir altında bırakmıştı. Hala da öyle sayılırım.
Bir hafta Ankara’da kaldık. Çeşitli kimselerle görüştük. Atıf Ural -Allah rahmet etsin- çok genç yaşta vefat etti. Biz hâlâ yaşıyoruz. İnşallah ebedi alemde tekrar görüşmek nasip olur.
1948’de Üstadı ve talebelerini tevkif ettiler sonra da yirmi aya mahkûm ettiler. Fakat af kanunu çıktı, mahkumiyetler kalktı ama Risale-i Nurlar hakkında mahkeme devam etti, tâ 1955 sonuna kadar. En sonunda mahkeme, kitapları Diyanet’e göndermeye, oradan rapor istemeye karar verdi. Ben de işte o esnada bilmeden İsparta’ya gitmişim. O mektuplar Risaleler hakkında müsbet ve güzel rapor verilmesi hususunda Ankara’daki dostlara, Üstad’ı tanıyan ve sevenlere, mesela o zamanki Diyanet reisi Hasan Hüsnü Erdem’e gönderilmişti. Gerçekten çok mükemmel bir rapor hazırlandı. O rapor vesilesiyle Risaleler hakkında Afyon Mahkemesi beraat kararı ile neticelendi. Üstad ise biz aciz talebelerini istihdam etti, ediyor diyebilirim. Allah ondan ebeden razı olsun. İnşallah ahirette beraber oluruz.
Youtube