Bid’at taraftarlığı en büyük günahlar arasında

İİKV’nin bu haftaki seminer konuğu Doç. Dr. Recep Aslan dinde eksiltme veya ekleme yapmak demek olan bid’atın en büyük günahlar arasında yer aldığına dikkat çekti.

Muş Alparslan Üniversitesi öğretim üyesi Aslan, “Sünnetle Yaşamak” seminerinde, İslâm geleneğinde ve Risale-i Nur’da bid’atlara nasıl bakıldığını ayrıntılı bir sunumla açıkladı.

Aslan, “Hadisin ve sünnetin doğru anlaşılması için Peygamber efendimizin konumunun da doğru belirlenmesi gerekir” diyerek, Hz. Peygamberin “tebliğ, tebyin ve tatbik” olmak üzere üç temel vazifesi bulunduğunu hatırlattı.

Aslan, sosyal medyadan maruz kaldıkları belli bir akımın etkisiyle hadisleri inkâr edip, Hz. Peygamberin haram-helâl kılma yetkisi olmadığını iddia eden bir grup öğrencisinden bahsetti. Aslan öğrencilerine Kur’ân’da Hz. Peygamberin konumuyla ilgili âyetleri toplama ödevi vermişti. Böylece “Peygamber onlara iyiliği emreder, kötülükten meneder. Onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar” mealindeki âyeti gören öğrencileri Hz. Peygamberin helal-haram kılma yetkisi olduğunu görebilmişlerdi. Elbette Hz. Resulullah bunu Kur’ân’a dayanarak yapıyordu.

Recep Aslan, dinin özüne ters düşen ve dinde yer alması mümkün olmayan söz ve uygulamalara Hz. Peygamberin (asm) hayatının her aşamasında mani olduğunu vurguladı ve Sahabenin de bu konuda azami hassasiyet gösterdiğini örnekleriyle anlattı.

Doç. Dr. Aslan bid’at kavramını açıkladıktan sonra bid’at ile ilgili şu hadislere yer verdi:

“İşlerin en kötüsü sonradan ortaya çıkanlardır, sonradan ortaya çıkan herşey de bid’attır.”

“Siz sonradan ortaya çıkanlardan sakının.”

“Sonradan ortaya çıkan herşey bid’attır.”

Aslan, İslâm âlimlerinin bir kısmının bid’at kavramını geniş anlamı ile ele alarak Hz. Peygamberden sonra ortaya çıkan herşey olarak yorumladıklarını bildirdi. Diğer bir kısmı ise bid’at kavramını din ile sınırlamışlardı. Her iki durumda da iyi bid’at – kötü bid’at ayrımı yapılmıştı.

Bediüzzaman’ın da bid’atı dar anlamı ile ele alanlardan olduğunu bildiren Aslan, Üstadın bid’atı sosyal bir maraz olarak gördüğünü ve ilâç olarak da sünnete vurgu yaptığını bildirdi.

Bediüzzaman “Ahkâm-ı ubudiyette yeni icadlar bid’attır” derken, delil olarak “Bugün sizin için dini kemale erdirdim” mealindeki âyeti göstermiş ve bid’atlara taraftar olmayı yedi büyük günah arasında saymıştı.

Aslan, bid’at-ı hasene – bid’at-ı seyyie ayrımı yapan Bediüzzaman’ın bid’at-ı haseneyi, “sünnete muhalif olmamak, sünneti tağyir etmemek ve düsturları beğenmeme anlamına gelmemek” şartlarına bağladığını açıkladı.

Recep Aslan’ın bildirdiğine göre Hz. Üstad, bid’at-ı hasene konusunu çeşitli sorular üzerine üç örnek üzerinden cevaplamıştı:

Tarikatlerde câri olan zikir ve virdler söz konusu olduğunda, bu zikir ve virdler sünnete aykırı olmamalı ve kaynakları da Kur’ân ve sünnet olmalıydı.

Lihye-i Şerif ile ilgili uygulamaları,  Bediüzzaman salavâta vesile olması ciheti ile kabul edilebilir buluyordu.

Mevlid-i Nebeviye ve Miraciyeye ise güzel birer İslâmi âdet olarak bakıyor, örfün de İslâm toplumunda ayrı bir yeri olduğunu bildiriyordu.

Recep Aslan bu noktada şehid âlim Prof. Dr. Ramazan el-Bûti’nin şu hatırasına yer verdi:

Ramazan el-Bûti, Suudî Kraliyet ailesinden bir davet almıştı. Hz.Resulullah’ı yad etmeye yönelik her türlü faaliyete bid’at olarak bakan Kraliyet ailesi, Buti’yi hanedandan birisi için düzenlenen anma programına davet ediyordu. Ramazan Buti davete cevap veririken bu çelişkinin altını çizmiş, Hz. Resulullahtan esirgenen vefanın bir krala gösterilmesini kınamıştı.

Recep Aslan sözlerine “İslâm dini mükemmel bir dindir. Bu din ekleme ve eksiltmeleri kabul etmiyor” diyerek son verdi.

1970 Muş doğumlu olan Recep Aslan ilk öğrenimini Muş’ta, orta öğrenimini Batman İmam Hatip Okulunda tamamladıktan sonra 1993 yılında Uludağ İlâhiyat Fakültesinden mezun oldu. 1996 yılında “Hz. Peygamberin İstişareleri” başlıklı çalışması ile yüksek lisansını, 2007’de Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde “Süyutî’nin Hadis İlmindeki Yeri” adlı tezi ile de doktora çalışmasını tamamladı. 2009 yılında yardımcı doçent, 2015 yılında da doçent oldu. Hâlen Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis ana bilim dalında öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Recep Aslan’ın hakemli dergilerde yayınlanmış çalışmaları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here