Üstad’ı yad ettik

Üstad’ı yad ettik
Bediüzzaman Said Nursî, vefatının 58’inci yıldönümünde İİKV’de düzenlenen özel programla anıldı.


Bediüzzaman’ın talebesi Mehmet Fırıncı’nın da iştirak ettiği program, Süleymaniye Camii imam-hatibi Ayhan Mansız’ın Kur’ân-ı Kerim tilâvetiyle başladı.

Daha sonra İİKV İcra Kurulu Başkanı Said Yüce, Bediüzzaman’ın talebelerinden olup kendisine Denizli hapishanesinde sadakatle hizmet eden Taşköprülü Sadık beyin annesi ile karşılıklı mektuplarından örnekler okudu. Bu arada Taşköprülü Sadık Demirel’i tanıtan bir sinevizyon gösterimi yapıldı.

Bediüzzaman’ın talebelerinden Mehmet Fırıncı (Güleç) Bediüzzaman’dan hatıralar anlatarak Bediüzzaman’ın müsbet harekete yaptığı vurguyu hatırlattı ve Suudi Arabistan’dan bir profesörün “Risale-i Nur’u anlamadan Kur’ân’ı hakikî surette anlamak mümkün değildir” dediğini aktardı.

Mehmet Nuri Güleç konuşmasında Bediüzzaman’ın şu sözlerini de nakletti: “Manevî cihad, bundan sonra Risale-i Nur iledir. Risale-i Nur’un bir parçasını alıp bir yerden bir yere götürmek, eski zaman mukayesesi ile on kâfiri öldürmek gibidir.”

Yazar ve hukukçu Safa Mürsel ise konuşmasında Risale-i Nur’a şöyle bir tarif getirdi:

“Risale-i Nur bu asrın dersidir, Kur’ân’ın dersidir, insanlığın dersidir ve fıtratın dersidir. Risale-i Nur bir Türke, Kürte yahut Araba değil, insan fıtratına yazılmıştır. Risale-i Nur’un ana vazifesi tamirdir. Risale-i Nur akılları terbiye, kalpleri tasfiye, ruhları tezkiye eder. Risale-i Nur, insanları eski zamanlara götürerek ders anlatmaz; bugünü, bugünde anlatır. Meselâ, bir peygamber kıssasından bahseder; ama meseleyi orada bırakmaz, bugün için dersler verir.”

Bu zamanda Risale-i Nur talebelerine düşen vazifenin tesanüdü sağlamak olduğunu söyleyen Safa Mürsel, “Bunu başarabildiğimiz takdirde hizmet kendiliğinden yürüyecek inşallah” dedi.

BLOG

Haberler İlanlar Basın Açıklamaları Video