İstanbul müftüsü Prof.Dr. Hasan Kamil Yılmaz: Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri milletimizin yetiştirdiği büyük alim, mütefekkir ve iman kahramanıdır.

İstanbul müftüsü Prof.Dr. Hasan Kamil Yılmaz: Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri milletimizin yetiştirdiği büyük alim, mütefekkir ve iman kahramanıdır.
11.Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun açılışına katılan İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz'ın yaptığı konuşma dikkat çekiciydi. Konuşmasında Bediüzzaman Hazretlerinden ve eserlerinden bahseden Yılmaz,"Herbiri kıymeti haiz olan ve kültür mirasımızın güzide örneklerinden sayılan Bediüzzaman Said Nursinin eserlerinin diyanet işleri başkanlığımızca okuyucu ile buluşturulduğuna özellikle değinmek isterim. Bu eserler bilgi, fikir ve kültür hayatımıza önemli katkılar sunmaktadır." dedi.

 

 

 

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz'ın Sempozyum Açılış Konuşması

"Bismillahirrahmanirrahim

"Elhamdülillahi rabbil alemin Essalatu vesselamu alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecmain."

Saygıdeğer ilim ve fikir adamları, çok değerli katılımcılar,

Sözüme başlarken hepinizi Allah’ın selamıyla selamlıyorum.  Allah’ın selâmı, rahmeti, mağfireti, feyzi, bereketi, afiyeti  üzerinize ve üzerimize olsun.

 

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri milletimizin yetiştirdiği büyük alim, mütefekkir ve iman kahramanıdır

Onun iman hakikatleri adını verdiği davası o gün ve bugün çok önemli ve anlamlı bir konudur.
Zira onun yaşadığı çağda Osmanlı coğrafyası, fikri olarak, Batıdan esen pozitivist ve materyalist, Kuzeyden esen marksist ve komünist rüzgarların etkisine girmeye başlamıştı.
Batıda Allahsız kâinat, ruhsuz insan ve cevhersiz eşya düşüncesi egemen olmuş, insanoğlu din ve inançtan kopmuş, adeta Allah’ın evinden kaçmıştı.
Osmanlı coğrafyasında Batı kökenli bu fikri akımlara karşı durmaya çalışan ve bu vadide eserler yazarak İslamı ve islamî hakikatleri savunan İsmail Fenni Ertuğrul ve Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi gibi mütefekkirler yetişmişse de küllî bir iman ve İslam hakikatleri savunma hareketinin güçlü öncüsü Bediüzzaman Said Nursi olmuştur.

 

Onun hayatını çağın insanlarına iman hakikatlerini anlatmaya adadığını görüyoruz

Bediüzzaman Said Nursi  bilindiği gibi 1915 - 1918 yılları arasında Bolşevik ihtilalinin hemen öncesinde ve sonrasında uzun bir süre Rusya’da esir kalmıştır.
Bu esareti sırasında pozitivizm, matereyalizm ve komünizm gibi cereyanların Müslümanlar ile Hıristiyanların inanç dünyaları üzerinde meydana getirdiği tahribat ve sarsılmaları bizzat müşahede etmiştir.
Bunun üzerine Kur’an ve Sünnetten hareketle özellikle günün inanç problemlerine karşı eserler kaleme almaya çalışmıştır.

Saygıdeğer ilim ve fikir adamları!

Değerli katılımcılar sevgili konuklar!

 

Bediüzzaman Said Nursi’ye göre Rabbımızı bizlere tanıtan ve öğreten üç büyük muallim, muarrif ve öğretmen vardır

Birincisi kitab-ı kebir-i kâinattır.

İkincisi kâinatın tercüme-i ezeliyesi olan Kur’an-ı azimüşşandır.

Üçüncüsü bürhan-ı bahr-i mübin olan evliya ve onların serdarı  Hz. Muhammed Mustafa’dır.

O eserlerinde iman hakikatleri, İslam ahlakı, ibadetlerin hikmetleri İslam birliği islamın mebde meal anlayışı, insanın varoluş gayesi, mevcudatın yaratılış hikmetlerini anlatmıştır.
Ayrıca Esma-i Hüsnanın mevcudattaki tecellileri mikro kozmos olan insan ile makro kozmos kainat arasındaki irtibatı dikkatle incelemiştir.
İman hakikatlerini günümüz gençlerine anlatmaya, ihlas , uhuvvet, iktisat, kanaat, şükür, gençlik, hastalık ve ihtiyarlık gibi temel konular üzerinde durmaya özen göstermiştir.
Bütün bu konuları işlerken Kur’an ayetlerini çağımızın idrakine etkileyici bir üslup ve dil ile sunmayı tercih etmiştir.
Üstad Bediüzzaman varlık ve kainatı talebenin önüne ve rahlelerin üstüne koyarak okudukları bir kitap haline getirmiş ve bunun asıl amacının tahkiki imana ermek olduğunu ifade etmiştir.
Kainat, kendisine kulak verenlere her zerresiyle Allah’ı anlatmaktadır. Risaleler okunduğunda varlığın adeta satır satır Allah adına okunduğunu görmektesiniz.

 

Bediüzzaman çağını aşmış bir mütefekkirdir

İnsanlığın ileride daha hür bir iktisadi ve içtimai düzene ereceğini savunan Said Nursi bunun İslam sayesinde olabileceğine inanır

Çünkü diğer dinler zamanla tahrife uğramış ve insanlığı gerçek anlamda mutlu edecek doğru yoldan yer yer uzaklaşmışlardır.
Dinin özünde bulunan gerçek medeniyet Kur’anın yardımlaşma ilkesini esas alıp evrendeki ahenge benzer tarzda insanları birbirine yakınlaştırır.
Toplum için en önemli ihtiyaçlardan birinin ihlas olduğu düşüncesine sahip olan Said Nursi her 15 günde mutlaka okunmalıdır dediği ihlas risalesinde talebelerine aslında en büyük dersi vermektedir.


 

 

Saygıdeğer ilim adamları değerli katılımcılar sevgili konuklar,

Bediüzzaman Said Nursi takipçilerine çok önemli bir ilkeyi, iman ile ahlakın ayrılmaz bir bütün olduğunu öğretir.

İman ehlinin aynı zamanda güzel ahlak sahibi kimseler olması gerektiğini ifade eder.
Talebelerinin bu özelliklerini mahkeme savunmalarında dile getirirken bugüne kadar “talebelerimden anarşıye katılan ve bozgunculuk yapan veya memleketin asayişini ihlal eden hiç kimse çıkmamıştır” der.
Gerçekten de hep müspet hareket etmeye ve sürekli ihtilaf ve kavgadan uzak durmaya teşvik ettiği talebelerinin ülke barışında oynadığı rol, her türlü izahtan varestedir ve her türlü takdirin fevkindedir.
Bizzat kendisi maruz kaldığı her türlü muameleye rağmen müspet hareketten asla geri durmamıştır. Devletin ve milletlin aleyhine hiçbir teşebbüse katılmamıştır.

Ancak bugün görüyoruz ki kendisini haksız bir şekilde ona mal eden bir terör gurubu, ülkemiz için bütün dünyada en büyük fitne hareketlerinden biri haline gelmiştir. Nur cemaati ya da Risale-i Nur külliyatı içerisinden çıkmakla eleştirilen bu yapıyı, aslında Nurculuk 1980’li yıllardan itibaren kendi içinden atmıştır.

 

FETÖ üzerinden Said Nursi ve Risale-i Nur’a bakmak fitnedir

Bu yapı üzerinden topyekün Nurculuğu okumak, buradan  Said Nursi ve eserlerini aynı kategoriye koyarak değerlendirmek ve hatta cemaat ve tarikatlerin hepsini aynı kefeye koymak, büyük bir yanlıştır

Cemaat ve tarikatlerin ise belki en büyük yanlışı, ekonomik ve siyasi bir güç haline ulaşmaları sonucu güç zehirlenmesine kapılarak devlete meydan okumaya kalkışmalarıdır.
Yoksa irfan ocağı olan bu kurumlar, tarih boyunca toplumumuzun kan ve can damarlarını oluşturmuşlardır.

Saygıdeğer ilim adamları değerli davetliler sevgili konuklar,

Herbiri kıymeti haiz olan ve kültür mirasımızın güzide örneklerinden sayılan Bediüzzaman Said Nursinin eserlerinin diyanet işleri başkanlığımızca okuyucu ile buluşturulduğuna özellikle değinmek isterim.

Bu eserler bilgi, fikir ve kültür hayatımıza önemli katkılar sunmaktadır. Her çağa ve her döneme ait olmak üzere Nebevi mesajı verecek ve çağın insanlarına bu mesajı tekrar edecek toplum önderi bilginler, alim ve arifler var olacaktır.
Dün nasıl İmam-ı Gazali’ler, Abdülkadir Geylani’ler, Hacı Bektaş-ı Veliler, Mevlana’lar, İmam-ı Rabbani’ler var olduysa çağımızda da Akif’ler, İkbal’ler, Said Nursi’ler ve daha nice alim ve arifler var olmaya devam edecektir. Bunlar Peygamberlerin dünyevi hırs ve çıkar peşinde olmaksızın insanlığı zulmetten nura çıkarmak için verdiği mücadeleye benzer mücadeleler vermeye devam edeceklerdir.
Bilgiye, hikmete, marifete, irfana, hidayete, ahlaka, uhuvvete, meşverete, adalete, saadete çağrı yapacaklardır.

Bu vesile ile gönül dünyamızı aydınlatan irfan semamızın yıldızları mesabesindeki bütün alim ve ariflerimizi ve özellikle bugün adına sempozyum düzenlenen Bediüzzaman Said Nursi hazretlerini rahmetle yad ediyor, bu sempozyumu düzenleyenlere en kalbi şükranlarımı sunuyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan diliyor, hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum."

 

 

Ayrıca İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, 11. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun açılışından önce, İİkv Mütevelli Heyeti Başkanı Bediüzzaman'ın talebesi Mehmet Fırıncı Ağabey'in, İikv İcra Kurulu Başkanı Said Yüce'nin ve İikv İcra Kurulu üyelerinin,15 Temmuz Gaziler Platformu Başkanı Erol Bulut'un ve 15 Temmuz Şehit Yakınları ve Gazileri'nin iştirakiyle gerçekleşen "Dakika Dakika 15 Temmuz Destanı" fotoğraf sergisi'nin açılışına da katıldı.

 

 

BLOG

Haberler İlanlar Basın Açıklamaları Video